Marka Bekçisi

Kullanılmayan Marka İptal Edilir mi? Beş Yıl Kuralı ve İptal Talebi (SMK 9. ve 26. Madde)

· 11 Ekim 2026 · 14 dakika okuma

Kısa cevap: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesine göre tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Kanunun 26. maddesine göre iptal, ilgili kişilerin talebi üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilir. Marka sahibinin izniyle yapılan kullanım da kullanım sayılır; iptal talebi düşünülerek talepten önceki üç ay içinde yapılan kullanım dikkate alınmaz.

Beş yıl kuralı

Kanunun 9. maddesine göre, marka sahibi markayı tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmazsa, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde markanın iptaline karar verilir. Buradaki değerlendirme, markanın herhangi bir alanda kullanılıp kullanılmadığıyla sınırlı değildir; tescilde yer alan mal veya hizmetlerle bağlantılıdır. Bu nedenle tescil kaydında hangi mal veya hizmetlerin bulunduğunu, kullanım durumunu incelerken aynı kapsamla birlikte ele alın. Tescilli olmayı, ilgili mal veya hizmetler bakımından ciddi kullanım yapılmış olmasıyla bir tutmayın. İlk kontrolünüz, tescil kapsamı ile Türkiye’deki kullanım durumunun birbirinden ayrı olarak belirlenmesi olmalıdır.

Beş yıl kuralı yalnızca tescilden sonraki ilk döneme ilişkin değildir. Marka kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmiş olması hâlinde de aynı kural geçerlidir. Dolayısıyla, tescilden sonra bir dönem kullanım bulunmasını, sonraki kesintisiz ara dönemini göz ardı etmek için yeterli kabul etmeyin. Kullanım geçmişinizi gözden geçirirken, tescil tarihinden başlayan dönemle kullanımın kesintisiz biçimde durduğu dönemi birbirinden ayırın. Bu ayrım, hangi beş yıllık döneme ilişkin kullanım durumunu değerlendirdiğinizi netleştirir. İncelemenizi yalnızca markanın bir zamanlar kullanılıp kullanılmadığı sorusuna indirgemeyin; beş yıl kesintisiz ara verilip verilmediğini de ayrıca dikkate alın.

44 markanın satıcı sayısı dağılımı: en az 1, medyan 32,5, ortadaki yarı 16-41, en çok 79 satıcı
Pazaryeri satış kayıtları markanın fiilen kullanıldığının izidir. Kendi taramamızdan; marka adları paylaşılmıyor.

Beş yıllık sürenin başlangıç noktası marka tescil tarihidir. Süreyi belirlerken esas alacağınız tarih, tescil tarihidir; hesaplamanızı bu başlangıç üzerinden yapın. Tescil tarihini Türk Patent ve Marka Kurumunun marka araştırma ekranından ya da tescil belgesinden kontrol edin. Bu iki kaynak, tescil tarihini kontrol etmek için verilen seçeneklerdir. Tarihi kontrol etmeden kullanım dönemine ilişkin değerlendirme yapmayın; süre hesabını tescil tarihine göre kurun. Yaygın hata, süreyi tescil tarihi yerine başka bir başlangıç noktasından ele almaktır. Bu nedenle ilk pratik adımınız, ilgili markanın tescil tarihini belirtilen kaynaklardan doğrulamak olmalıdır.

Kanun, kullanımın ciddi biçimde ve Türkiye’de gerçekleşmesini arar. Yalnız yurt dışında yapılan satışlar, bu şartı kendiliğinden karşılamaz. Bu nedenle yalnızca yurt dışı satışlarına bakarak Türkiye’de ciddi kullanım bulunduğu sonucuna varmayın. Kullanım durumunu incelerken, satışların yurt dışında yapılmış olmasıyla Türkiye’deki kullanımı birbirine karıştırmayın. Tescil kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de kullanım şartını ayrıca değerlendirin. Somut durumunuzu marka vekili veya avukatla görüşün. Buradaki pratik ayrım, yurt dışı satışını Türkiye’de kullanımın yerine koymamak ve değerlendirmeyi kanunun aradığı kullanım koşullarına göre yapmaktır.

Markanın kullanılmamasının haklı bir sebebi varsa iptal kararı verilmez. Ancak hangi sebebin haklı sayılacağı, genel bir ifadeden hareketle belirlenemez; somut olaya göre değerlendirilir. Bu nedenle kullanmama sebebinizi, her durum için geçerli bir kural varmış gibi ele almayın. Sebebin haklı olup olmadığı konusunda yalnızca markanın kullanılmamış olmasına bakarak sonuca varmayın; değerlendirme somut durumunuza bağlıdır. Bir sebebin varlığını, o sebebin haklı sayıldığı sonucuyla aynı kabul etmek de doğru değildir. Kendi durumunuzdaki sebebi marka vekili veya avukatla somut olay üzerinden değerlendirin.

Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: Türk Patent'te marka ve sahibini sorgulama.

Neler kullanım sayılır?

Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrasına göre marka, ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanıldığında da kullanım kabul edilir. Bu nedenle kullanımın tescilli biçimle tamamen aynı olması şartı aranmaz. Markanın yanında farklı unsurlar bulunması, tek başına kullanımın kabul edilmeyeceği anlamına gelmez. Kullanım biçimini incelerken değişen unsurlardan çok markanın ayırt edici karakterinin değişip değişmediğine bakın. Markayı kullandığınız biçimi bu ölçüte göre değerlendirin; farklı unsur gördüğünüz için kullanımı doğrudan yok saymayın.

Kullanım biçimi Verilen olgu
Farklı unsurlarla kullanım Ayırt edici karakter değiştirilmeden yapılan kullanım kabul edilir.
İhracat amacıyla kullanım Markanın mal veya ambalajlarda kullanılması kullanım kabul edilir.
İzinli kullanım Lisans alanın veya yetkili satıcının izinli kullanımı marka sahibi tarafından kullanım sayılır.
Pazaryerinde satış Tescil kapsamındaki ürünlerin sizin adınıza ya da izninizle satılması kullanımın izini bırakır; satış raporları ve faturalar saklanır.
Durum (SMK m.9) Kullanım sayılır mı?
Marka sahibinin tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerde Türkiye'de ciddi kullanımı Evet
Ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanım Evet (m.9/2-a)
Yalnız ihracat amacıyla mal veya ambalajlarda kullanım Evet (m.9/2-b)
Marka sahibinin izniyle üçüncü kişinin kullanımı Evet, marka sahibinin kullanımı sayılır (m.9/3)
İptal talebi düşünülerek talepten önceki üç ay içinde başlayan kullanım Dikkate alınmaz (m.26/4)

Markanın yalnızca ihracat amacıyla mallarda veya ambalajlarda kullanılması da kullanım kabul edilir. Bu kullanım biçiminde markanın yurt içi satışla birlikte kullanılması şartı yoktur. Markanız ihracat amacıyla malların üzerinde yer alıyorsa bu kullanım da kapsam içindedir. Aynı durum, markanın ihracat amacıyla kullanılan ambalajlarda yer alması için de geçerlidir. Yalnızca ihracata yönelik kullanımı, kullanım sayılmayan bir durum gibi ele almayın.

Maddenin üçüncü fıkrasına göre marka sahibinin izniyle yapılan kullanım, marka sahibi tarafından yapılmış kullanım olarak kabul edilir. Kullanımı doğrudan kendiniz yapmıyorsanız, bu durum tek başına kullanımın size ait olmadığı anlamına gelmez. Lisans alanın marka sahibinin izniyle yaptığı kullanım bu kapsama girer. Yetkili satıcının izinli kullanımı da aynı kapsamda değerlendirilir. Bu nedenle kullanımın kimin tarafından yapıldığını incelerken izin bulunup bulunmadığını da dikkate alın.

Pazaryerinde tescil kapsamındaki ürünlerin sizin adınıza ya da izninizle satılması, kullanımın izini bırakır. Bu olgu, kullanımın mutlaka doğrudan marka sahibi tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesinden ayrılır. Satış sizin adınıza yapıldığında da pazaryerindeki satış kullanımın izini oluşturur. Satış izninizle yapılıyorsa bu satış biçimi de kullanım kapsamında ele alınır. Satış raporlarını ve faturaları düzenli saklayın; bu belgeler pazaryerindeki satışların kaydını tutar.

Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: marka korumasının ilk 90 günü.

İptal talebi nasıl işler?

Kanunun 26. maddesine göre, 9. maddenin birinci fıkrasındaki hâller mevcutsa Kurum, talep üzerine markanın iptaline karar verir. Bu düzenlemede iptal kararı, yalnızca söz konusu hâllerin varlığıyla değil, Kuruma yöneltilen bir taleple birlikte ele alınır. Marka sahibi açısından bu iki unsurun birbirinden ayrı olduğunu bilmek önemlidir: Kanunda belirtilen hâllerin bulunması, talep şartını ortadan kaldırmaz. Talebin Kuruma sunulmuş olması da tek başına markanın iptal edildiği anlamına gelmez. Tipik bir yanlış, talep yapılınca iptalin kendiliğinden gerçekleştiğini düşünmektir; verilen kurala göre talebi izleyen işlem, Kurumun karar vermesidir.

İlgili kişiler Kurumdan markanın iptalini isteyebilir. Talep, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişiye veya onun hukuki haleflerine karşı ileri sürülür. Bu nedenle talebin kime yöneltildiğini incelerken esas alınacak kayıt, talep tarihindeki sicil kaydıdır. Marka sahibi açısından ilk pratik kontrol, bu tarihte sicilde kimin marka sahibi göründüğünü belirlemektir. Talep daha önceki veya sonraki bir sicil durumuna göre kime yöneltilmiş olursa olsun, verilen kural tarafı talep tarihindeki kayıtla ilişkilendirir. Hukuki halefin de talebin yöneltilebileceği kişiler arasında bulunması, kayıtlı kişi dışında bu ihtimalin de hesaba katılması gerektiğini gösterir. Talebin herhangi bir kişiye yöneltilebileceğini düşünmek doğru değildir; ilgili kişi, talep tarihindeki sicil kaydı veya hukuki haleflik bağı çerçevesinde belirlenir.

İptal talebi marka sahibine tebliğ edilir ve marka sahibinin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunması gerekir. Bu sunum için öngörülen süre, talebin tebliğinden itibaren bir aydır. Marka sahibi açısından sonraki adım, tebliği esas alarak delillerini ve cevaplarını bu süre içinde Kuruma iletmektir. Bir aylık süre içinde talep edilirse Kurum bir aya kadar ek süre verir. Ek sürenin kendiliğinden tanındığını düşünmek bu düzenlemeyi yanlış anlamaktır; ek süre için bir aylık süre içinde talepte bulunulması gerekir. Verilen kurala göre ek sürenin kapsamı da bir aya kadardır; talep yapılmadan ek sürenin var olduğunu varsaymak mümkün değildir. Dolayısıyla marka sahibinin cevap ve delil sunma takvimini, tebliğ, ilk süre ve varsa talep edilen ek süre üzerinden takip etmesi gerekir.

Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir. Kararın hangi içerik üzerinden verileceği bu ifadede açıkça belirtilmiştir: iddialar, savunmalar ve dosyaya sunulan deliller. Marka sahibi açısından bu, cevaplarının ve delillerinin Kuruma sunulmasının karar incelemesiyle doğrudan bağlantılı olduğu anlamına gelir. Kurumun değerlendirmesi, belirtilen iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde yürütülür; dosya üzerinden karar verilmesi de kararın bu çerçevede verileceğini anlatır. Dosya üzerinden incelemeyi, iddia ve savunmalar ile delillerin değerlendirilmediği bir işlem gibi görmek yanlıştır. Aynı şekilde, talebin varlığını tek başına kararın içeriğiyle eş tutmak da doğru değildir; karar dosyada yer alan iddia, savunma ve deliller çerçevesinde verilir.

İnceleme sırasında hak sahibi değişirse işlemlere sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı devam edilir. Burada belirleyici olan, inceleme sürerken sicilde hak sahibi olarak kimin göründüğüdür. Marka sahibi açısından bu kural, inceleme devam ederken sicil kaydındaki hak sahibinin değişmesinin işlemlerin kime karşı sürdürüleceğini etkilediğini gösterir. İşlemlerin mutlaka ilk kayıtlı kişiyle devam edeceğini varsaymak bu nedenle doğru değildir. Hak sahibi değişikliğinin işlemlerin tarafı bakımından önemsiz olduğunu düşünmek de verilen kuralla bağdaşmaz. İnceleme sırasında kimin sicilde hak sahibi olarak göründüğü, devam eden işlemlerin o kişiye karşı yürütülmesi bakımından dikkate alınır.

Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: pazaryerinde delil nasıl toplanır.

Üç ay kuralı ve kısmi iptal

Kanunun 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, beş yıllık sürenin dolduğu tarih ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasındaki dönemde markanın ciddi biçimde kullanılmış olması, kullanmamaya dayalı iptal talebinin reddedilmesini sağlar. Bu nedenle yalnızca beş yıllık sürenin dolup dolmadığına bakmak, kuralın tamamını açıklamaz. Marka sahibi, sürenin dolduğu tarihten talebin Kuruma sunulduğu tarihe kadar olan dönemdeki ciddi kullanımı ayrı bir konu olarak ele almalıdır. Bu dönem, iptal talebinin sonucunu etkileyen kullanım aralığıdır. Beş yıl dolunca iptal talebinin mutlaka kabul edileceğini düşünmek, bu aralıktaki ciddi kullanımın talebin reddedilmesine yol açabileceğini gözden kaçırır.

Ancak iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek gerçekleşen kullanım, talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde olsa bile dikkate alınmaz. Burada üç aylık süre, talebin sunulduğu tarihe göre belirlenir; değerlendirme, bu tarihten önceki döneme ilişkindir. Marka sahibi, bu dönemde gerçekleşen kullanımı değerlendirirken kullanımın iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek gerçekleşip gerçekleşmediğini de hesaba katmalıdır. Sadece kullanımın üç aylık döneme denk gelmesi, verilen kuralı tek başına açıklamaz. Üç ay içinde gerçekleşen her kullanımı aynı şekilde kabul etmek de yalnızca bu döneme dayanarak kullanımın dikkate alınacağını varsaymak da kuraldaki koşulu atlar.

Kural (SMK m.26) İçerik
Geç başlayan kullanım Beş yıllık süre dolduktan sonra ama talepten önce ciddi kullanım başlamışsa kullanmama nedenine dayalı talep reddedilir
Üç ay kuralı İptal talebi düşünülerek talepten önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz
Kısmi iptal İptal hâlleri yalnız bazı mal veya hizmetler içinse iptal yalnız onlar için verilir
Marka örneği Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez

Maddenin beşinci fıkrasına göre, iptal hâlleri tescilli mal veya hizmetlerin yalnızca bir kısmıyla ilgiliyse, kısmi iptal kararı sadece ilgili mal veya hizmetler yönünden verilir. Bu nedenle marka sahibi, talebin sonucunu bütün tescilli mal ve hizmetler için tek ve aynı kapsamda düşünmemelidir. Hangi mal veya hizmetlerin iptal hâliyle ilgili olduğu, kararın hangi bölüme uygulanacağını belirler. Tescilde yer alan mal ve hizmetlerin tamamının aynı kapsamda iptal edileceğini varsaymak, kısmi iptal kuralını göz ardı eder. İnceleme yapılırken tescilli kapsamın bütünü ile iptal hâlinin ilgili olduğu bölüm birbirinden ayrı tutulmalıdır.

Aynı fıkraya göre iptal kararı marka örneğini değiştirecek biçimde verilemez. Kısmi iptalin mal veya hizmetlerin bir bölümüyle sınırlı olabilmesi, marka örneğinin de değiştirilebileceği anlamına gelmez. Marka sahibi, kararın kapsamını değerlendirirken mal veya hizmetler yönünden kısmi iptal ile marka örneğinde değişiklik yapılmasını birbirine karıştırmamalıdır. Kuralın izin verdiği kısmi sonuç, yalnızca iptal hâlinin ilgili olduğu mal veya hizmetlere ilişkindir. Marka örneğini değiştirecek bir karar verilebileceğini düşünmek, beşinci fıkradaki bu sınırı gözden kaçırır.

Geniş sınıflarla tescil edilmiş, ancak yalnızca birkaç üründe kullanılan bir marka, kullanılmayan mal ve hizmetler bakımından iptal riskiyle karşılaşabilir. Bu nedenle tescilde yer alan kapsam ile markanın kullanıldığı ürünlerin kapsamı ayrı ayrı ele alınmalıdır. Birkaç üründe kullanım bulunması, tescilli mal ve hizmetlerin tümünde kullanım bulunduğu anlamına gelmez. Marka sahibi, kullanımın yalnızca sınırlı sayıda ürüne ilişkin olduğunu, tescilli kapsamın bütünü için kullanım gibi değerlendirmemelidir. Geniş kapsamlı tescilin tek başına bütün mal ve hizmetlerde kullanım anlamına geldiğini varsaymak, kullanılmayan bölümler bakımından ortaya çıkabilecek iptal riskini gözden kaçırır.

Konu Kural
Beş yıllık sürenin dolması ile talebin sunulması arasındaki dönem Ciddi kullanım varsa kullanmamaya dayalı iptal talebi reddedilir.
Talep öncesindeki üç ay İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.
Kısmi iptal İptal hâli ilgili mal veya hizmetlerle sınırlıysa karar da bunlarla sınırlı olur.
Marka örneği Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.
Geniş tescil ve sınırlı kullanım Kullanılmayan mal ve hizmetler bakımından iptal riski olabilir.

Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: yetkili satıcıya verilen kullanım izni.

İptal kararı ne zamandan itibaren etkili?

Kanunun 27. maddesine göre iptal kararı, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Bu nedenle kararın hangi tarihten itibaren etkili olduğunu değerlendirirken, kararın verildiği tarihi değil, talebin Kuruma sunulduğu tarihi başlangıç noktası olarak ele alın. Bu iki tarih aynı şey değildir; kural olarak metinde belirtilen tarih talebin sunulduğu tarihtir. Kararın etkisini yalnızca kararın verildiği tarihe bağlamak, bu başlangıç noktasını gözden kaçırır. Talep tarihinin anlamı, iptal kararının etkisinin hangi tarihten başlayacağının belirlenmesidir; bu nedenle tarihi değerlendirirken talebin Kuruma sunulduğu bilgiyi esas alın.

Talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının o tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir. Buradaki farklılık, kararın etkisinin her durumda talep tarihinden başlaması değil, talep üzerine daha önce doğmuş olan iptal hâlinin tarihinin dikkate alınabilmesidir. Daha önceki tarihin kendiliğinden uygulanacağını veya her talepte bu tarihin esas alınacağını varsaymayın; verilen bilgi, bu yönde karar verilebileceğini ifade eder. Bu nedenle talebinizi hazırlarken, iptal hâlinin daha önceki bir tarihte doğmuş olup olmadığını ayrı bir konu olarak ele alın. Talep üzerine böyle bir karar verilebilmesi, önceki tarihin varlığının ve iptal hâliyle ilişkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini gösterir; ancak önceki tarihin otomatik olarak kabul edildiği anlamına gelmez.

Kanunun 26. maddesi, kullanmama dışında da iptal hâlleri sayar. Bu hâllerden biri, marka sahibinin fiilleri veya önlem almaması sonucunda markanın yaygın bir ad hâline gelmesidir. Diğeri, marka sahibinin izniyle yapılan kullanımın halkı yanıltmasıdır. Dolayısıyla iptal konusunu yalnızca markanın kullanılmaması üzerinden düşünmek, 26. maddede sayılan diğer hâlleri kapsam dışında bırakır. Durumunuzu değerlendirirken bu iki hâlin de ilgili olup olmadığını kullanmama konusundan ayrı biçimde ele alın; bunlar, kanunun saydığı farklı iptal gerekçeleridir.

Başkasının kullanmadığı bir tescil sizin başvurunuza engel oluyorsa, iptal talebi değerlendirilebilecek yollardan biridir. Bu bilgi, böyle bir tescil bulunduğunda iptal talebinin incelenebilecek seçeneklerden biri olduğunu belirtir; her durumda talebin uygun olduğu veya sonuç vereceği anlamına gelmez. Başvurunuza engel olan tescilin kullanılmadığını düşünmeniz, tek başına talebin koşullarını ve delil stratejisini belirlemiş olmaz. Sonraki adımda, talebin koşullarını ve delil stratejisini marka vekili veya avukatla birlikte belirleyin. Bu makale hukuki mütalaa değildir; dolayısıyla burada anlatılanı, somut talebinizin koşulları ve delilleri hakkında kesin bir değerlendirme olarak okumayın.

Bu sayımı elle yapmak istemiyorsanız beş pazaryerini biz tarayıp raporu ücretsiz gönderiyoruz: ücretsiz ön tarama.

Adım adım kontrol listesi

1. Tescil tarihini ve beş yıllık dönemi belirleyin. Tescil tarihini Türk Patent ve Marka Kurumunun marka araştırma ekranından veya tescil belgesinden kontrol edin; süre bu tarihten başlar. Markanın tescil edildiği mal ve hizmetleri de tescil belgesinden inceleyin. Beş yıl içinde bu mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi kullanım olup olmadığını ayrı ayrı değerlendirin. Kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilmiş olması da iptal riski doğurabilir; yalnızca toplam faaliyet dönemine bakıp kesintisiz arayı gözden kaçırmayın.

2. Kullanımın Türkiye’de ve ciddi biçimde gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyin. Kanundaki ölçüt, markanın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmasıdır. Yalnız yurt dışında yapılan satışlar bu şartı kendiliğinden karşılamaz. Pazaryerinde tescil kapsamındaki ürünlerin sizin adınıza satılması, kullanımın izini bırakır; satış raporlarını ve faturaları düzenli saklayın. Belgeler yalnızca yurt dışındaki satışları gösteriyorsa veya tescil kapsamındaki ürünlerle bağlantı kurmuyorsa, kullanım değerlendirmesinde bu eksiklik sorun yaratabilir.

3. Kullanımın izinli olup olmadığını ve biçimini kayıtlarla eşleştirin. Marka sahibinin izniyle gerçekleşen kullanım, marka sahibi tarafından kullanım kabul edilir; lisans alanın veya yetkili satıcının izinli kullanımı da bu kapsamdadır. Bu nedenle pazaryerindeki satışları incelerken satışın sizin adınıza mı, izninizle mi yapıldığını ayırt edin. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması da kullanım sayılabilir. Markanın yalnız ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması da kabul edilir; bu kullanım biçimlerini dikkate almamak, mevcut kullanım izlerini eksik değerlendirmenize yol açabilir.

4. Kullanım eksikliği varsa haklı sebep bulunup bulunmadığını değerlendirin. Tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerde ciddi kullanım görülmemesi tek başına bütün durumu açıklamaz; kullanmamanın haklı bir sebebi varsa iptal kararı verilmez. Haklı sebebin ne olduğu somut olaya göre değerlendirilir. Bu nedenle kullanmama dönemini ve bu döneme ilişkin koşulları marka vekili veya avukatla ele alın. Haklı sebep bulunduğunu varsaymak ya da bulunmadığını kesin kabul etmek, somut değerlendirme yapılmadan doğru bir sonuca ulaştırmaz.

5. İptal talebi size tebliğ edilirse süreyi ve sunacağınız delilleri takip edin. İlgili kişiler Kurumdan markanın iptalini isteyebilir; talep, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişiye veya hukuki halefine yöneltilir. Talep marka sahibine tebliğ edilir ve marka sahibi bir ay içinde delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Bu bir aylık süre içinde talep edilirse Kurum bir aya kadar ek süre verir. Satış raporları, faturalar ve izinli kullanım kayıtları elinizdeyse, bunları tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerle bağlantılı biçimde gözden geçirin; sürenin geçirilmesi veya delillerin eksik sunulması savunmanızdaki kullanım izlerini görünmez bırakabilir.

6. Kullanımın talep tarihine göre nasıl değerlendirileceğini kontrol edin. Beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında marka ciddi biçimde kullanılmışsa, kullanmamaya dayalı iptal talebi reddedilir. Ancak iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse, talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içindeki kullanım dikkate alınmaz. Bu nedenle belgeleri yalnızca varlıklarına göre değil, hangi dönemdeki kullanımı gösterdiklerine göre de düzenleyin. Kullanımı kanıtlayan kayıtların tarihi veya tescil kapsamındaki ürünlerle bağı belirsizse, dosya üzerinden incelemede bu kayıtlar kullanım iddiasını yeterince açıklamayabilir.

7. İptal riskini mal ve hizmetler bazında sınırlı değerlendirin. İptal hâlleri markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin yalnızca bir kısmı için mevcutsa, karar sadece o mal veya hizmetler yönünden verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez. Geniş sınıflarla tescil edilmiş bir marka yalnızca birkaç üründe kullanılıyorsa, kullanılmayan mal ve hizmetler bakımından iptal riskiyle karşılaşabilir. Bu yüzden kullanım kayıtlarını tescil kapsamındaki her mal veya hizmetle ilişkilendirin; birkaç ürüne ait belgelerin kapsamın tamamını kendiliğinden gösterdiğini varsaymayın.

8. Karar sürecini, etkisini ve başvuru seçeneğini birlikte ele alın. Kurum, tarafların iddia ve savunmaları ile sundukları deliller çerçevesinde dosya üzerinden karar verir; inceleme sürerken hak sahibi değişirse işlemler sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı devam eder. İptal kararı, kural olarak talebin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkili olur; talep üzerine, iptal hâllerinin daha önce doğduğu tarihten itibaren etkili olması da kararlaştırılabilir. Kullanılmama dışında markanın yaygın ad hâline gelmesi veya izinli kullanımın halkı yanıltması da iptal hâlleri arasındadır. Başkasının kullanmadığı bir tescil başvurunuza engel oluyorsa, talebin koşullarını ve delil stratejisini marka vekili veya avukatla belirleyin.

Sık sorulan sorular

Kullanılmayan marka kaç yıl sonra iptal edilir?

Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesine göre marka, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmamışsa iptal edilebilir. Markanın kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesi de aynı kapsamda değerlendirilir. Bu sonuç kendiliğinden doğmaz; belirtilen kullanım koşullarından biri varsa markanın iptaline talep üzerine karar verilir.

Marka iptal talebini kim karara bağlar?

Kanunun 26. maddesi, iptal hâllerinde karar merciini Türk Patent ve Marka Kurumu olarak belirler. İptal kendiliğinden gerçekleşmez; ilgili kişilerin Kurumdan talepte bulunması gerekir. Talep üzerine Kurum, markanın iptaline karar verir. Dolayısıyla iptal isteğini ilgili kişiler iletir, iptal kararını ise Kurum verir. İşlemde bu iki rol birbirinden ayrıdır.

Bayimin satışları kullanım sayılır mı?

Kanunun 9. maddesine göre markanın marka sahibinin izniyle kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım kabul edilir. Bu nedenle bayinin satışları, izin kapsamında gerçekleşiyorsa bu kullanım kuralı içinde ele alınır. İznin yazılı belgelenmesi, söz konusu kullanımın ispatını kolaylaştırır. Burada belirleyici olan, kullanımın marka sahibinin izniyle yapılması ve iznin yazılı biçimde belgelenmesidir.

İptal talebinden hemen önce kullanmaya başlamak işe yarar mı?

İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek yapılan marka kullanımı bakımından, talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz. Bu nedenle söz konusu dönemde kullanıma başlanmış olması, iptal talebi değerlendirilirken kullanım olarak hesaba katılmaz. Belirleyici dönem, talebin Kuruma sunulmasından önceki üç aydır.

Marka sadece bazı ürünler için iptal edilebilir mi?

Evet. Markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmında iptal hâli varsa, karar yalnızca o kısım yönünden verilir. Böylece iptal ilgili mal veya hizmetlerle sınırlı kalır ve markanın tamamı için değil, söz konusu kısım bakımından uygulanır. Kısmi iptal kararı bu sınırlı kapsam için verilir. Bu kapsamda karar kısmi niteliktedir.

Kaynaklar

İlgili rehberler