Marka Devri Nasıl Yapılır? Noter Onayı, Sicil Kaydı ve Kısmi Devir (SMK 148. Madde)
Muhammet Çay · 27 Eylül 2026 · 14 dakika okuma
Kısa cevap: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148. maddesine göre marka devredilebilir ve devir işletmeden bağımsız yapılabilir. Hukuki işlemler yazılı şekle tabidir; devir sözleşmesinin geçerliliği ise noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmasına bağlıdır. Devir, taraflardan birinin talebi ve ücretin ödenmesiyle sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır; sicile kaydedilmeyen işlemden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü ya da bir kısmı için devredilebilir.
Marka devredilebilir mi?
Kanunun 148. maddesine göre sınai mülkiyet hakkı devredilebilir; miras yolu ile intikal edebilir ve lisans konusu olabilir. Ayrıca hak üzerinde rehin kurulabilir, hak teminat olarak gösterilebilir veya haczedilebilir. Bunların yanında hak, diğer hukuki işlemlere de konu olabilir. Bu çerçeve, marka hakkı için yalnızca devir seçeneğinin bulunmadığı anlamına gelir. Önce hedeflediğiniz işlemin hakkın sahibini değiştirmek mi, kullanım izni vermek mi, yoksa maddede sayılan başka bir hukuki işlem mi olduğunu ayırın. Bu ayrım, marka hakkı üzerindeki işlem seçeneklerini değerlendirirken devri tek seçenek sanma hatasını önler.
Kanunun 148. maddesinde yer alan hukuki işlemler işletmeden bağımsız olarak gerçekleştirilebilir. Bu nedenle marka hakkını devretmek istediğinizde şirketi de devretmeniz gerekmez. Dükkânı devretmek de marka devrinin zorunlu bir parçası değildir. Buradaki pratik ayrım, marka hakkı üzerindeki işlem ile şirketin veya dükkânın devrinin aynı şey olmamasıdır. İşlemin kapsamını belirlerken yalnızca marka hakkını mı devretmek istediğinizi, yoksa işletmeyle ilgili başka bir devir de mi düşündüğünüzü birbirinden ayırın. Marka devri için şirketin ya da dükkânın mutlaka el değiştirmesi gerektiğini varsaymayın; madde bu işlemlerin işletmeden bağımsız yapılabileceğini belirtir.
Kanunun 148. maddesinin son fıkrası, aynı hükümlerin sınai mülkiyet hakkı başvurularında da uygulanacağını belirtir. Dolayısıyla devredilebilirlik yalnızca tescil edilmiş marka haklarıyla sınırlı değildir. Henüz tescil edilmemiş bir marka başvurusu da devredilebilir. Başvurunun tescil edilmemiş olması, tek başına devir imkânını ortadan kaldırmaz. İşlem konusunu değerlendirirken elinizdeki hakkın tescil edilmiş marka mı, yoksa henüz tescil edilmemiş marka başvurusu mu olduğunu belirleyin. Başvuru aşamasındaki bir hakkın devredilemeyeceğini düşünmek, bu hükmün başvurulara da uygulanmasını gözden kaçırır.
Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakları, marka hakkıyla aynı işlem imkânlarına sahip değildir. Bu haklar lisans konusu olamaz ve devredilemez. Miras yolu ile intikal etmeleri, haczedilmeleri veya benzeri hukuki işlemlere konu olmaları da mümkün değildir. Ayrıca teminat olarak gösterilemezler. Bu nedenle elinizdeki hakkın marka hakkı mı, coğrafi işaret hakkı mı, yoksa geleneksel ürün adı hakkı mı olduğunu belirlemek, işlem seçiminin ilk adımıdır. Marka hakkı için geçerli olan devir veya lisans imkânını bu iki hak türüne de uygulamak doğru olmaz; belirtilen işlemler bakımından aradaki farkı koruyun.
Devirde marka hakkının sahibi değişir; lisansta ise hak sahibi aynı kalır ve yalnızca kullanım izni verilir. Bu nedenle markanın kullanımına izin vermek, marka hakkını devretmekle aynı işlem değildir. Devir düşündüğünüzde temel ayrım, hakkın sahibinin değişmesidir. Lisans düşündüğünüzde ise mevcut hak sahibi değişmeden kullanım izni verilmesi söz konusudur. Hedefiniz hakkın sahibini değiştirmekse bunu kullanım izniyle karıştırmayın; kullanım izni vermek istiyorsanız da bunu devir olarak adlandırmayın. İşlem türünü belirlerken bu iki sonucun hangisini istediğinizi ayırın ve iki işlemi karıştırmamak için lisans yazımıza da bakın.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: pazaryerinde reddedilen marka belgesinin sebepleri.
Şekil şartı: yazılı sözleşme ve noter onayı
Kanunun 148. maddesinin dördüncü fıkrasına göre hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Marka devri bakımından bu kural, devir işleminin yazılı bir sözleşme metniyle kurulmasını gerektirir. Tarafların devir konusunda anlaşmış olması, yazılı şekil şartının yerine getirildiği anlamına gelmez. Bu nedenle ilk adımınız, devirle ilgili kararlaştırılanları sözleşme metninde toplamaktır. Sözlü olarak konuşulan koşulları yazılı metnin yerine koymak, şekil şartını karşılamaz. Hazırlık aşamasında, işlemin yazılı sözleşme üzerinden yürütüleceğini esas alın.
Yazılı metnin bulunması, devir sözleşmesinin geçerliliği için tek başına yeterli değildir. Aynı fıkraya göre sözleşmenin geçerliliği, noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmasına bağlıdır. Noter onayı olmayan devir sözleşmesi geçerli değildir. Bu nedenle sözleşme metnini hazırlama adımını noter onayından ayrı düşünmeyin. Yazılı metni tamamlamış olmanız, noter onayının yerine geçmez. İşlem planınızı, yazılı sözleşme ile noter onayını birlikte içerecek biçimde kurun.
| Adım (SMK m.148) | Şart | Eksikse |
|---|---|---|
| Sözleşme | Yazılı şekil | Hukuki işlem şekil şartını karşılamaz |
| Devir sözleşmesinin geçerliliği | Noter tarafından onaylanmış şekilde yapılması | Devir sözleşmesi geçerli olmaz |
| Sicile kayıt | Taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikteki diğer şartlar | Haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez |
| Yayım | Kayıt Bültende yayımlanır | — |
Sözleşmede devredilen markanın açıkça belirtilmesi gerekir. Markayla birlikte ilgili tescil numarasını da metinde açıkça gösterin. Devre konu mal veya hizmetlerin de sözleşmede açıkça yazılması gerekir; yalnızca markanın belirtilmesi bu bilgiyi metne eklemiş olmaz. Kısmi devir söz konusuysa, devredilen mal veya hizmetlerin listesi belirleyicidir. Bu nedenle metni hazırlarken markayı, tescil numarasını ve devredilen mal veya hizmetleri birbirinden ayırt edilebilir biçimde belirtin. Kısmi devirde listeyi genel bir ifadeyle geçiştirmek yerine, devredilen kapsamı sözleşmede açıkça görünür kılın.
Sözleşmenin içeriğini ve bedelini taraflar belirler. Bu iki unsur, sözleşme metninin taraflarca oluşturulacak içeriğine dahildir. Bedel konusunda hazır bir tutarın bu bölümde verildiği varsayılmamalıdır; olgular, bedeli tarafların belirlediğini söyler. Benzer biçimde, sözleşmenin içeriği de tarafların belirleyeceği kapsam içindedir. Metni marka vekili veya avukatla hazırlayın; bu makale hukuki mütalaa değildir. Dolayısıyla burada yer alan şekil bilgilerini, sözleşme içeriği ve bedeline ilişkin hukuki değerlendirme yerine kullanmayın.
Noter ücreti ile Kurum ücreti ayrı kalemlerdir. Bu ayrım, işlem öncesindeki ücret kontrolünde iki kalemin birbirine karıştırılmaması gerektiği anlamına gelir. Noter ücretini Kurum ücretinin içinde saymayın; aynı şekilde Kurum ücretini noter ücretiyle aynı kalem olarak ele almayın. Güncel Kurum ücretini işlem öncesinde Türk Patent ve Marka Kurumunun ücret tarifesinden kontrol edin. Böylece Kurum kalemine ilişkin güncel tutarı tarifeden doğrular, noter ücretini ise ayrı bir kalem olarak tutarsınız. Ücret planlamasında kontrol edilecek iki başlığın ayrı olduğunu esas alın.
| Ücret kalemi | İşlem öncesinde yapılacak kontrol |
|---|---|
| Noter ücreti | Kurum ücretinden ayrı kalem olarak ele alın. |
| Kurum ücreti | Güncel tutarı Türk Patent ve Marka Kurumunun ücret tarifesinden kontrol edin. |
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: Türk Patent'te marka sahibini sorgulama.
Sicile kayıt neden şart?
Kanunun 148. maddesinin beşinci fıkrasına göre hukuki işlemin sicile kaydedilmesi için taraflardan birinin talepte bulunması gerekir. Ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi de kayıt sürecinin koşulları arasındadır. Bu nedenle devir işleminin yapılmış olması, sicil kaydının kendiliğinden tamamlandığı anlamına gelmez. Marka sahibi olarak sicil kaydının talep edilip edilmediğini, ücretin ödenip ödenmediğini ve belirtilen diğer şartların yerine getirilip getirilmediğini ayrı ayrı takip edin. Kaydın ardından işlem Bültende yayımlanır.
Sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu kural, devir anlaşmasının taraflar arasında yapılmış olmasını sicildeki değişiklikle aynı şey saymamanız gerektiğini gösterir. Tipik yanlış anlama, tarafların devir konusunda anlaşmasının yeni sahipliği üçüncü kişilere karşı ileri sürmek için tek başına yeterli olduğudur. Oysa kanunun ilgili fıkrası, sicile kaydedilmeyen işlemlerden doğan haklar bakımından iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik sınırı koyar. Bu yüzden işlem sonrasında sicil kaydının gerçekleşip gerçekleşmediğini ayrıca kontrol edin.
Pratikte, devir sicile işlenmeden önce sicilde görünen sahip hâlâ eski sahiptir. Üçüncü kişiler sicile güvenerek işlem yapabilir; dolayısıyla sicildeki bilginin değişmiş olduğunu varsaymayın. Taraflar arasında devir yapılmış olması, sicilde eski sahibin görünmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Sonraki adımınızı belirlerken, sicilde kayıtlı sahip ile devir işleminin tarafları arasındaki farkı göz önünde tutun. Sicil güncellenmeden önce yeni sahibin sicilde göründüğünü kabul etmek, pratikteki temel yanılgıdır.
Pazaryerleri marka belgesini Kurum kaydıyla karşılaştırır. Yeni sahibin adına belge sunmanız gerekiyorsa, sicil kaydının tamamlanmasını bekleyin. Sicilde görünen sahibin kim olduğunu Kurumun marka araştırma ekranından kontrol edebilirsiniz. Belgedeki sahip bilgisi ile Kurum kaydındaki bilginin aynı olduğunu varsaymayın; karşılaştırma bu iki kayda bakılarak yapılır. Bu nedenle belgeyi sunmadan önce sicil kaydının tamamlandığını ve ekrandaki sahip bilgisini kontrol edin.
Garanti markasının veya ortak markanın devri, ancak sicile kayıt hâlinde geçerlidir. Bu iki marka türünde sicil kaydı, yalnızca devir bilgisinin görünmesiyle ilgili değildir; geçerlilik şartıdır. Bu nedenle devir işlemi yapılmış olsa bile kaydı tamamlanmış saymayın. Marka türü garanti markası veya ortak marka ise, kaydın gerçekleştiğini ayrıca doğrulayın. Bu iki marka türünde kayıt olmadan devrin geçerli olduğu düşüncesi doğru değildir.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: yetkili satıcı belgesi örneği.
Kısmi devir: mal ve hizmetlerin bir kısmı
Kanunun 148. maddesinin altıncı fıkrasına göre marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü ya da bir kısmı için devredilebilir. Bu hüküm, devir kapsamının tescildeki mal ve hizmetlerin tamamı olmak zorunda olmadığını gösterir. Devir hazırlığında önce hangi mal veya hizmetlerin devre konu olacağını belirleyin. Markanın ancak tescil kapsamının tamamıyla devredilebileceğini düşünmek, kısmi devir seçeneğini gözden kaçırmanıza neden olabilir.
| Konu | Uygulamadaki karşılığı |
|---|---|
| Devir kapsamı | Tescil edilen mal veya hizmetlerin tümü ya da bir kısmı devredilebilir. |
| Birden fazla sınıfta tescil | Yalnızca bir sınıftaki mal veya hizmetler devredilebilir. |
| Farklı sahipler | Kısmi devirden sonra aynı marka, farklı mal veya hizmetler için iki ayrı sahibe ait olabilir. |
| Sözleşme listesi | Devredilen mal ve hizmetler açıkça sayılmalı, tescil belgesindeki ifadelerle aynı yazılmalıdır. |
| Karışıklık değerlendirmesi | Devir öncesinde marka vekili veya avukatla değerlendirme yapılabilir. |
| Devir türü | Ne devredilir | Kaynak |
|---|---|---|
| Tam devir | Markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü | SMK m.148/6 |
| Kısmi devir | Tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı | SMK m.148/6 |
| Başvurunun devri | Henüz tescil edilmemiş başvuru | SMK m.148/8 |
Birden fazla sınıfta tescilli bir marka, yalnızca bir sınıftaki mal veya hizmetler için başka bir kişiye devredilebilir. Dolayısıyla birden fazla sınıfın bulunması, tüm sınıfların birlikte devredilmesini gerektirmez. Devir hazırlarken hangi sınıftaki mal veya hizmetlerin kapsama alınacağını belirleyin. Ardından devredilecek mal ve hizmetleri, tescil belgesindeki ifadelerle uyumlu biçimde sözleşmede gösterin. Kısmi devir seçeneğini değerlendirirken sınıfların tümünü tek bir kapsam gibi ele almayın.
Kısmi devirden sonra aynı marka, farklı mal veya hizmetler için iki ayrı sahibe ait olabilir. Bu sahiplik ayrımı, pazaryerinde hangi ürün grubunda kimin belge sunacağını sözleşmede netleştirme ihtiyacı doğurur. Sözleşmeye, ürün grupları bakımından belgeyi hangi sahibin sunacağını açıkça yazın. Böylece ürün grubu ile belge sunacak marka sahibi arasındaki eşleşme sözleşmede yer alır. Markanın farklı mal veya hizmetlerde farklı sahipleri olabileceğini hesaba katmadan tek bir sahibin bütün ürün grupları için belge sunacağını varsaymayın.
Hangi mal ve hizmetlerin devredildiği sözleşmede açıkça sayılmazsa sicile kayıt aşamasında sorun çıkabilir. Bu nedenle sözleşmede yalnızca genel bir devir kapsamı belirtmekle yetinmeyin; devredilen mal ve hizmetleri açıkça listeleyin. Listenin ifadelerini tescil belgesinde yer alan sınıf ve mal-hizmet ifadeleriyle aynı yazın. Kapsamı belirleyen listeyi hazırlarken tescil belgesindeki ifadeleri esas alın. Devredilecek mal ve hizmetlerin açıkça sayılması ile bu ifadelerin tescil belgesindekilerle aynı olması, sözleşme listesinin hazırlanmasındaki iki ayrı noktadır.
Kısmi devrin iki marka sahibi arasında karışıklık yaratıp yaratmayacağını devir öncesinde değerlendirin. Bu değerlendirmeyi marka vekili veya avukatla yapın. Devir kapsamını belirlemek, iki sahip arasında karışıklık ihtimalinin ayrıca ele alınması gereğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle değerlendirmeyi devirden önce gerçekleştirin. Kısmi devir seçeneğini, karışıklık ihtimaline ilişkin bu değerlendirmeyi de içerecek biçimde ele alın.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: Trendyol'da marka belgesinin yüklendiği ekran.
Birden fazla sahip varsa: önalım hakkı
Kanunun 148. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, sınai mülkiyet hakkı birden fazla kişiye ait olduğunda paydaşlardan biri payını üçüncü kişiye satarsa diğer paydaşların önalım hakkı doğar. Bu kural, ortak sahiplik bulunan bir hakta pay satışının diğer paydaşlar bakımından da önem taşıdığını gösterir. Satış, payın tamamına ilişkin olabileceği gibi payın bir bölümüne de ilişkin olabilir. Bu nedenle, payın yalnızca kısmen satılması durumunu önalım hakkının kapsamı dışında saymak doğru değildir. Pay satışı gündeme geldiğinde ilk olarak hakkın birden fazla sahibi bulunup bulunmadığını ve satışın paydaşlardan birinin payına ilişkin olup olmadığını belirleyin.
Satışı alıcı veya satıcı diğer paydaşlara bildirir. Bildirim yapma görevi bu iki taraftan yalnızca birine özgülenmemiştir; bildirimi alıcı da satıcı da yapabilir. Diğer paydaşlar bakımından satışın bildirilmesi, önalım hakkına ilişkin sürelerin değerlendirilmesiyle bağlantılıdır. Bu nedenle bildirimin hangi tarihte yapıldığını kayıt altına alın. Bildirimi kimin yaptığı ve bildirimin tarihi, satışa ilişkin bilgilerin takibinde ayrı ayrı gözden kaçırılmaması gereken unsurlardır.
Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay geçmesiyle düşer. Ayrıca satışın üzerinden her hâlde iki yıl geçince de hak düşer. Bu iki sınır farklı tarihlere bağlanmıştır: biri hak sahibine yapılan bildirim tarihine, diğeri satış tarihine dayanır. Yalnızca bildirimin tarihini izlemek, satış tarihinden başlayan iki yıllık sınırı hesaba katmamak anlamına gelir. Süreleri değerlendirirken hem bildirimin hak sahibine yapıldığı tarihi hem de satış tarihini ayrı ayrı kaydedin.
Taraflar anlaşamazsa önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Bu durumda hakkın kullanılması, alıcıya yöneltilen dava yoluyla gerçekleşir; satıcıya karşı dava açıldığı varsayımı verilen kuralla örtüşmez. Taraflar arasında anlaşma sağlanamaması, hakkın kullanılma biçimini belirleyen durumdur. Bu nedenle anlaşmazlık varsa süreci, alıcıya karşı dava açılması bilgisi üzerinden ele alın. Önalım hakkının kullanılmasına ilişkin adımı marka vekili veya avukatla yürütün.
Hak sahibi, payın devrine karar verilmeden önce satış bedelini yatırmakla yükümlüdür. Yatırılması gereken tutar, satış bedelidir; bu yükümlülük pay devrine ilişkin karardan önce yerine getirilir. Ödeme nakden yapılır ve mahkemenin belirlediği yere yatırılır. Yatırma yeri ile ödeme biçimi, verilen kuralda açıkça belirtilmiştir. Süre bakımından sabit bir zaman varsaymak yerine mahkemenin belirlediği süreyi esas alın; yükümlülük bu süre içinde yerine getirilmelidir.
Cebri artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Dolayısıyla payın satılmış olması tek başına hakkın kullanılabileceği sonucunu doğurmaz; satışın cebri artırmayla yapılıp yapılmadığı da belirleyicidir. Satış bu yolla gerçekleşmişse önalım hakkının kullanılması mümkün değildir. Bu ayrım, her pay satışında aynı sonucun geçerli olduğunu düşünmenin önüne geçer. Satışın niteliğini belirlerken cebri artırmayla satış olup olmadığını ayrıca tespit edin.
Ortak sahipli bir markada pay satışı düşünülüyorsa bildirim tarihini kayıt altına alın. Bu kayıt, hak sahibine yapılan bildirimin tarihini belirgin tutar; satış tarihini de bildirim tarihinden ayrı kaydedin. Önalım hakkına ilişkin süreler bildirim ve satış tarihleriyle bağlantılı olduğundan iki tarihi birbirinin yerine kullanmayın. Sürecin yürütülmesinde marka vekili veya avukatla çalışın. Böylece bildirimin tarihi, satışın tarihi ve önalım hakkına ilişkin adımlar aynı süreç içinde takip edilir.
Bu sayımı elle yapmak istemiyorsanız beş pazaryerini biz tarayıp raporu ücretsiz gönderiyoruz: ücretsiz ön tarama.
Adım adım kontrol listesi
1. Devredilecek hakkın türünü belirleyin. Önce işlem konusu hakkın tescilli bir marka mı, yoksa henüz tescil edilmemiş bir marka başvurusu mu olduğunu netleştirin; kanunun 148. maddesindeki hükümler her ikisine de uygulanır. Sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yoluyla intikal edebilir, lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat gösterilebilir, haczedilebilir veya başka hukuki işlemlere konu olabilir. Marka hakkının devrinde hak sahibi değişir; lisansta hak sahibi aynı kalır ve karşı tarafa yalnızca kullanım izni verilir. İşleminizde hak sahibinin değişmesi amaçlanıyorsa bunu lisansla karıştırmayın; iki işlem arasındaki farkı ayrıntılandıran lisans yazımıza da bakın.
2. Devrin kapsamındaki hakkı ve işletmeden bağımsızlığı kontrol edin. Marka devri için şirketi ya da dükkânı da devretmeniz gerekmez; hukuki işlem işletmeden bağımsız olarak yapılabilir. Bu nedenle sözleşmeye yalnızca marka hakkının devrini konu edebilir, işletmenin de devredildiği izlenimini yaratacak belirsiz ifadelerden kaçınabilirsiniz. Ancak işlem konusu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı hakkıysa bu haklar devir, lisans, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz; teminat olarak da gösterilemez. Sözleşmeye geçmeden önce hakkın türünü ve hedeflediğiniz işlemin devir mi yoksa kullanım izni mi olduğunu aynı çerçevede netleştirin.
3. Tam devir mi, kısmi devir mi yapılacağını ve kapsamı belirleyin. Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü için devredilebileceği gibi yalnızca bir kısmı için de devredilebilir. Birden fazla sınıfta tescilli bir markanın yalnızca bir sınıftaki mal veya hizmetleri başka bir kişiye devredilebilir; bu durumda marka farklı mal veya hizmetler yönünden iki ayrı sahibe ait olabilir. Hangi mal veya hizmetlerin devredileceğini tescil belgesindeki sınıf ve mal-hizmet ifadeleriyle aynı şekilde listeleyin. Kısmi devirden sonra pazaryerinde hangi ürün grubunda hangi tarafın belge sunacağını da sözleşmede açıkça belirleyin; kapsam belirsiz kalırsa sicile kayıt aşamasında sorun çıkabilir.
4. Birden fazla sahip varsa pay satışını ayrı olarak inceleyin. Markanın birden fazla sahibi bulunuyorsa ve sahiplerden biri payının tamamını veya bir kısmını üçüncü kişiye satacaksa diğer paydaşların önalım hakkı vardır. Satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir; satışın hak sahibine bildirildiği tarih ile satış tarihi bu süreçte önem taşır. Önalım hakkı, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satış tarihinden itibaren iki yıl geçince düşer. Taraflar anlaşamazsa hak alıcıya karşı dava açılarak kullanılır; pay devrine karar verilmeden önce hak sahibi satış bedelini mahkemenin belirlediği süre içinde ve yere nakden yatırır, cebri artırmayla satışta ise önalım hakkı kullanılamaz.
5. Sözleşmenin taraflarını, markayı ve devredilen kapsamı açıkça yazın. Kanunun 148. maddesinin dördüncü fıkrasına göre hukuki işlemler yazılı şekle tabidir ve devir sözleşmesinin geçerli olması noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmasına bağlıdır. Sözleşmede hangi markanın, hangi tescil numarasının ve hangi mal veya hizmetlerin devredildiğini açıkça gösterin; kısmi devirde mal ve hizmet listesi devrin sınırını belirler. Listeyi tescil belgesindeki sınıf ve mal-hizmet ifadeleriyle aynı yazmamak ya da hangi kısmın devredildiğini belirsiz bırakmak, sicile kayıt aşamasında sorun yaratabilir. Sözleşmenin içeriğini ve bedelini taraflar belirler; metni marka vekili veya avukatla hazırlayın, çünkü bu rehber hukuki mütalaa değildir.
6. Noter onayını alın ve ücret kalemlerini birbirinden ayırın. Yazılı sözleşmenin imzalanması tek başına yeterli değildir; devir sözleşmesinin geçerliliği noter tarafından onaylanmış olmasına bağlıdır. Noter onayı bulunmayan bir devir sözleşmesi geçerli değildir, bu nedenle sicil başvurusuna geçmeden önce sözleşmenin noter onaylı şekilde düzenlenmesini sağlayın. Noter ücreti ile Kurum ücreti ayrı kalemlerdir; birinin ödenmiş olması diğer ücret kaleminin de karşılandığı anlamına gelmez. İşlem öncesinde güncel Kurum ücretini Türk Patent ve Marka Kurumunun ücret tarifesinden kontrol edin; ücret tutarını ve başka bir ücret bilgisini tahmin ederek sözleşmeye veya işlem planına eklemeyin.
7. Hukuki işlemin sicile kaydedilmesi için talepte bulunun. Kanunun 148. maddesinin beşinci fıkrasına göre hukuki işlemler, taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Bu nedenle noter onaylı sözleşme hazırlamakla yetinmeyin; taraflardan birinin sicil kaydı talebinde bulunması, ilgili ücretin ödenmesi ve diğer şartların yerine getirilmesi gerekir. Sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Devir sicile işlenene kadar sicilde görünen kişi eski sahiptir ve üçüncü kişiler sicile güvenerek işlem yapabilir; kayıt sürecini bu aşamayı tamamlayacak şekilde takip edin.
8. Pazaryerine yeni sahip adına belge sunmadan önce sicil kaydını doğrulayın. Pazaryerleri marka belgesini Kurum kaydıyla karşılaştırır; bu yüzden devir sözleşmesinin noter onayından sonra yeni sahip adına belge sunmak için hemen harekete geçmeyin. Önce sicil kaydının tamamlanmasını bekleyin ve sicilde görünen marka sahibini Kurumun marka araştırma ekranından kontrol edin. Kayıt tamamlanmadan sunulan belgede yeni sahibi göstermek, sicilde görünen sahip ile belgedeki kişinin farklı kalmasına yol açabilir. Kısmi devir yapıldıysa sunulacak belgenin hangi mal veya hizmetleri kapsadığını ve pazaryerinde hangi ürün grubunda hangi tarafın belge sunacağını sözleşmedeki kapsamla eşleştirin.
Sık sorulan sorular
Marka devri için noter şart mı?
Evet. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 148. maddesi, marka devri sözleşmesinin geçerliliğini noter tarafından onaylanmış biçimde yapılmasına bağlar. Bu nedenle tarafların devir iradesini yazılı bir sözleşmede göstermesi tek başına yeterli değildir; sözleşmenin noter onayından geçmesi gerekir. Noter onayı bulunmayan devir sözleşmesi geçerli sayılmaz. Devir sözleşmesinin hazırlanmasında bu geçerlilik şartı esas alınır.
Devir sicile kaydedilmezse ne olur?
Kanuna göre sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Marka devrinde de devre dayanan haklar, sicile kaydedilmedikleri takdirde iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu nedenle devrin Türk Patent ve Marka Kurumu siciline kaydedilmesi ve Bültende yayımlanması gerekir. Kayıt ve yayım, devir için belirtilen işlemlerdir.
Markanın sadece bir kısmı devredilebilir mi?
Evet. Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı için devredilebildiği gibi bunların bir kısmı için de devredilebilir. Kısmi devir yapılacaksa hangi mal ve hizmetlerin devredildiği sözleşmede açıkça yazılmalıdır. Böylece sözleşme, devrin tescilli mal veya hizmetlerin hangilerini kapsadığını belirtir. Devir kapsamı, sözleşmede açıkça ifade edilen bu bölümle sınırlı olur.
Marka başvurusu tescil edilmeden devredilebilir mi?
Evet. Kanunun 148. maddesindeki hükümler, sınai mülkiyet hakkı başvurularında da uygulanır. Bu nedenle tescil süreci henüz tamamlanmamış bir marka başvurusu da devredilebilir. Başvurunun henüz tescil edilmemiş olması, başvurunun devir kapsamına girmesine engel değildir. Kanunun 148. maddesi bakımından tescil süreci devam eden başvurular da kapsamdadır.
Marka devri ile lisans arasındaki fark nedir?
Devirde marka hakkının sahibi değişir. Lisansta ise marka sahibi aynı kalır ve başka bir kişiye markayı kullanma izni verir. Her iki işlem de yazılı yapılır. Devir sözleşmesinin geçerliliği için buna ek olarak noter onayı gerekir. Temel fark, marka hakkının sahibinin değişmesi ile marka sahibinin aynı kalıp kullanım izni vermesi arasındadır.
Kaynaklar
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — tam metin (PDF) — m.148 hukuki işlemler: devir, şekil şartı, önalım, sicile kayıt, kısmi devir
- Türk Patent ve Marka Kurumu — Marka Araştırma — Sicildeki güncel marka sahibinin kontrolü
İlgili rehberler
Marka Lisans Sözleşmesi: İnhisari ve İnhisari Olmayan Lisans, Kalite Denetimi (SMK 24. Madde)
Marka hakkı tescil kapsamının tamamı veya bir kısmı için lisansa konu olabilir. İnhisari ve inhisari olmayan lisans, alt lisans yasağı, kalite denetimi ve sicil kaydı.
25 Eylül 2026 · 17 dkTaklit Ürün Satmanın Cezası: SMK 30. Madde Pazaryeri Satıcısı İçin Ne Diyor? (2026)
Taklit ürün satana bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülür. Tescil ve şikâyet şartı, orijinal ürün farkı ve pazaryeri yolu.
12 Ekim 2026 · 14 dkMarka Olarak Tescil Edilemeyen İşaretler: SMK 5. Madde Mutlak Ret Nedenleri
Ayırt edici olmayan, malın cinsini veya kalitesini anlatan, halkı yanıltan işaretler marka olarak tescil edilmez. SMK 5. maddedeki ret nedenleri ve istisnalar.