Marka Olarak Tescil Edilemeyen İşaretler: SMK 5. Madde Mutlak Ret Nedenleri
Muhammet Çay · 12 Ekim 2026 · 14 dakika okuma
Kısa cevap: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5. maddesine göre ayırt edici niteliği olmayan işaretler, malın cinsini, kalitesini, miktarını, amacını veya coğrafi kaynağını anlatan adlandırmaları esas unsur olarak içeren işaretler, ticarette herkesin kullandığı ifadeler, halkı yanıltan işaretler ve aynı mal veya hizmet için önceki bir markayla aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilmez. Başvurudan önce kullanımla ayırt edicilik kazanmış bir işaret bazı bentler bakımından reddedilemez.
Marka olabilecek işaretler
Kanunun 4. maddesine göre marka, kişi adları dâhil sözcüklerden, şekillerden, renklerden, harflerden, sayılardan ve seslerden oluşabilir; malların veya ambalajlarının biçimi de bu kapsamda yer alır. Bu liste, marka işaretinin yalnızca yazıyla ifade edilen bir sözcükten ibaret olmadığını anlamanız için başlangıç noktasıdır. Marka sahibi olarak önce korumak istediğiniz işaretin hangi türde olduğunu belirleyin; ardından o işaretin marka olabilmesi için aranan diğer şartları ayrıca ele alın. Burada sık yapılan yanlış, yalnızca sözcüklerin marka olabileceğini düşünmek ya da kanunda sayılan bir türdeki her işaretin kendiliğinden tescil edilebileceğini varsaymaktır. Kanunun saydığı işaret türleri, işaretin biçimine ilişkin çerçeveyi gösterir; tek başına tescil sonucunu göstermez.
İşaretin kanunun saydığı türlerden birine girmesi, marka olabilmesi için yeterli değildir. İlk şart, işaretin bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerinkinden ayırt edebilmesidir. İkinci şart, korumanın konusunun sicilde açık ve kesin anlaşılacak şekilde gösterilebilmesidir. İşaretinizi değerlendirirken bu iki soruyu birbirinden ayrı tutun: işaretin mal veya hizmetleri ayırt etme niteliği ile sicilde açık ve kesin biçimde gösterilebilir olması aynı konu değildir. Tipik hata, işaretin türünü belirlemeyi tamamlanmış bir tescil değerlendirmesi saymaktır; sonraki adımınız, türü belirledikten sonra bu iki şartı ayrı ayrı kontrol etmektir. Bu kontrol, yalnızca işaretin adını veya görünüşünü tarif etmeye indirgenmemelidir; değerlendirmeniz, ayırt edicilik şartını ve sicilde gösterim şartını ayrı ayrı kapsamalıdır. Bunlardan birini sormadan diğerine verilen yanıt, iki şartın birlikte aranması gerektiğini gözden kaçırır.
Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 4. madde kapsamında marka olamayacak işaretlerin tescil edilmeyeceğini belirtir. Bu nedenle tescil değerlendirmesinde yalnızca işaretin bir türünün bulunmasına veya hangi biçimde sunulduğuna bakmak yeterli olmaz. Önce işaretin 4. madde kapsamındaki şartları karşılayıp karşılamadığını incelemeniz gerekir; çünkü 5. maddenin bu bendi, 4. madde kapsamında marka olamayacak işaretler bakımından tescil edilmeme sonucunu ifade eder. Buradaki yaygın yanlış, 4. maddede sayılan bir biçime sahip olmayı marka olabilirlikle aynı şey kabul etmektir. Bir işaretin sözcük, şekil, renk, harf, sayı, ses ya da mal veya ambalaj biçimi olması, tek başına 4. madde kapsamındaki şartları karşıladığını göstermez. Bu ayrım, işaretin türünü belirleme adımını gerekli kılar; ancak o adımın ardından ayırt edicilik ve sicilde açık, kesin gösterim şartlarını ayrıca değerlendirmeniz gerekir.
İşaret türünün sınırlı olmaması, her tür işaretin marka olarak tescil edilebileceği anlamına gelmez. Belirleyici olan, işaretin bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerinkinden ayırt edebilmesi ve korumanın konusunun sicilde açık ve kesin anlaşılacak şekilde gösterilebilmesidir. Bu yüzden değerlendirmeyi yalnızca işaretin alışılmış ya da alışılmadık bir türde olmasına dayandırmayın; tür bilgisi, iki şartın yerine geçmez. Marka sahibi olarak sonraki adımınız, önce işaretin türünü tanımlamak, sonra ayırt ediciliğini ve sicilde gösterim açıklığını ayrı ayrı incelemektir. Tipik yanlış, kanunun sözcük dışındaki işaret türlerini de kabul etmesini, bu türlerdeki her işaretin tescil edilebilir olduğuna dair yeterli bir dayanak saymaktır. Tür çeşitliliği ile tescil şartlarını aynı soru gibi görmeyin; ilki hangi biçimlerin marka olabileceğini, diğer ikisi ise işaretin gerekli nitelikleri taşıyıp taşımadığını anlamaya yarar.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: Türk Patent'te benzer marka araması.
Mutlak ret nedenleri: tam liste
Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrası, marka olarak tescil edilmeyecek işaretleri (a) bendinden (i) bendine kadar sayar. Aşağıdaki tabloda bu bentlerin yalnızca kısaltılmış kapsamı yer alır. Bu nedenle tablo, her bendin tam metni olarak okunmamalıdır. Başvurunuzu incelerken bu kapsamı, kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeyle birlikte ele alın.
| Bent aralığı | Kısaltılmış kapsam |
|---|---|
| (a)–(i) | Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasında marka olarak tescil edilmeyecek işaretler |
| SMK m.5/1 bendi | Tescil edilmeyen işaret |
|---|---|
| (a) | 4. madde kapsamında marka olamayacak işaretler |
| (b) | Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler |
| (c) | Cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunum zamanı gibi özellikleri münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler |
| (ç) | Aynı veya aynı türdeki mal ya da hizmetler için tescilli veya önce başvurusu yapılmış markayla aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler |
| (d) | Ticarette herkesin kullandığı ya da bir meslek, sanat veya ticaret grubunu ayırt eden adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler |
| (e) | Malın doğasından gelen, teknik sonuç için zorunlu ya da mala asli değerini veren şekli veya özelliği münhasıran içeren işaretler |
| (f) | Niteliği, kaliteyi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltacak işaretler |
| (g), (ğ) | Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler; halka mal olmuş tarihi ve kültürel işaretler, izinsiz armalar, nişanlar ve adlandırmalar |
| (h), (ı) | Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler; kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler |
| (i) | Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da onu içeren işaretler |
Bu nedenlere mutlak ret nedenleri denir. Kurum, başvuruya herhangi bir itiraz olmasa da bu nedenlerle başvuruyu reddedebilir. Bu nedenle, başvurunun itirazsız olması mutlak ret nedenlerinin değerlendirilmesiyle aynı şey değildir. İtiraz bulunmamasını, başvurunun bu nedenler bakımından kabul edileceğinin göstergesi saymayın.
Tablodaki bentler, kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasındaki sayımın kısaltılmış hâlini gösterir. Bentlerin tam içeriği tabloda yer almadığından, tabloya bakmak maddenin tam metnini okumak yerine geçmez. Başvurudan önce maddenin tam metnini Mevzuat Bilgi Sistemindeki kanun metninden okuyun. Böylece başvurunuzu, yalnızca bentlerin kısaltılmış gösterimine dayanarak değerlendirmemiş olursunuz.
Önceki haklara dayanan nispi ret nedenleri, kanunun 6. maddesinde ayrıca düzenlenir. Bu nedenler genellikle önceki hak sahibinin itirazıyla gündeme gelir. Dolayısıyla 5. maddedeki mutlak ret nedenleri ile 6. maddedeki nispi ret nedenleri aynı başlık altında toplanmaz. Başvurunuzu incelerken bu iki düzenlemeyi birbirinden ayrı değerlendirin.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: marka korumasına ilk 90 günde başlamak.
Tanımlayıcı ve ayırt edici olmayan işaretler
Kanunun 5. maddesinin (b) bendine göre herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler tescil edilmez. Bu değerlendirmede temel konu, işaretin ayırt edici nitelik taşıyıp taşımadığıdır; işaretin marka olarak başvuruya konu edilmesi tek başına bu niteliğin bulunduğunu göstermez. Bu nedenle başvuruyu hazırlarken yalnızca işareti belirlemekle yetinmeyin, onun ayırt edici niteliğini de ayrıca ele alın. Burada sık yapılan yanlış, marka olarak sunulan her işaretin zaten ayırt edici olduğunu varsaymaktır; oysa verilen ölçüt işaretin sunuluşuna değil, ayırt edici niteliğine ilişkindir. Sonraki adımınız, başvuruda kullanmayı düşündüğünüz işaretin bu niteliğe sahip olup olmadığını değerlendirmektir.
Kanunun 5. maddesinin (c) bendinde, ticaret alanında malların cinsini, çeşidini, vasfını, kalitesini, miktarını, amacını, değerini veya coğrafi kaynağını belirten adlandırmalar ele alınır. Malların üretildiği ya da hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren adlandırmalar da bu kapsamdadır. Bu adlandırmaları münhasıran veya işaretin esas unsuru olarak içeren işaretler tescil edilmez; dolayısıyla incelemede yalnızca kelimenin işarette bulunup bulunmadığına değil, tek başına mı yoksa esas unsur olarak mı yer aldığına da bakın. Pratikte bu, başvurudaki işareti belirtilen adlandırmalar yönünden gözden geçirmeniz anlamına gelir; ürünle ya da hizmetle ilgili bir kelimenin marka başvurusunda bulunması, o kelimenin tescil edilebileceğini kendiliğinden göstermez.
Pazaryeri satıcıları için pratik sonuç, ürünü anlatan kelimeleri tek başına ya da esas unsur olarak marka yapmaya çalışmanın bu bentlere takılabilmesidir. Başvuruya konu işarette böyle bir kelime varsa, onu işaretin hangi parçasında ve hangi konumda kullandığınızı inceleyin. Ürünü anlatan kelimeyi tek başına kullanmakla onu işaretin esas unsuru yapmak, bu pratik değerlendirmede ayrıca ele alınması gereken iki durumdur. Sık görülen yanlış, ürünü anlatan kelimenin marka olarak sunulmasının tescil bakımından yeterli olduğunu düşünmektir; verilen ölçütler böyle bir sonucu desteklemez. Sonraki adımınız, bu kelimeleri başvuruya konu işaret içinde değerlendirmek ve başvurudan önce işaretin mal ve hizmetlerle ilişkisini marka vekiliyle görüşmektir.
Kanunun 5. maddesinin (d) bendine göre ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretler tescil edilmez. Belirli bir meslek, sanat ya da ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan adlandırmalar da aynı bent kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle işareti incelerken, adlandırmanın herkes tarafından kullanılıp kullanılmadığını ve belirtilen gruplara mensup olanları ayırt etmeye yarayıp yaramadığını ele alın. Burada gözden kaçabilen nokta, incelemenin yalnızca herkes tarafından kullanılan adlandırmalarla sınırlı olmamasıdır; meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan adlandırmalar da belirtilmiştir. Sonraki adımınız, işaretin münhasıran mı yoksa esas unsur olarak mı bu tür bir adlandırmayı içerdiğini değerlendirmektir.
Bir işaretin tanımlayıcı sayılıp sayılmayacağı başvurulan mal ve hizmete göre değişir. Bu nedenle işareti, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerden bağımsız ve her durumda aynı sonucu verecek biçimde ele almayın. Başvurudan önce işareti, başvurulan mal ve hizmetlerle birlikte değerlendirin; bu adım, incelemenin hangi başvuru kapsamı için yapıldığını belirgin tutar. Sık yapılan yanlış, bir işaret hakkında mal ve hizmetleri dikkate almadan genel bir sonuca varmaktır; verilen ölçüt, tanımlayıcı olma değerlendirmesinin başvuru kapsamına göre değiştiğini gösterir. Bu değerlendirme için başvurudan önce marka vekiliyle görüşün.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: pazaryerinde marka belgesi reddedilirse.
Önceki markayla aynı veya benzer işaretler
Kanunun 5. maddesinin (ç) bendi, belirli bir önceki marka karşısında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin tescil edilmemesini öngörür. Bu kuralın uygulanması için işaretlerin aynı mal veya hizmetlerle ya da aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olması gerekir. Önceki marka, tescil edilmiş bir marka olabileceği gibi daha önceki tarihte başvurusu yapılmış bir marka da olabilir. Bu nedenle kontrolünüzü yalnızca tescil edilmiş markalarla sınırlarsanız, kuralda yer verilen önceki başvuruları aramanıza katmamış olursunuz. İşareti karşılaştırırken yalnızca birebir aynılık ölçüsüne bakmak da yeterli değildir; ayırt edilemeyecek kadar benzerlik de bentte belirtilmiştir. Başvurunuzu hazırlarken hem işaretler arasındaki bu ölçüyü hem de mal veya hizmetlerle ilgili koşulu birlikte kontrol edin.
Başvurudan önce Türk Patent ve Marka Kurumunun marka araştırma ekranında aynı ve benzer işaretleri arayın. Aramayı, başvuruda yer alacak mal ve hizmet sınıflarıyla birlikte yürütmeniz, kontrolü bentteki mal ve hizmet bağlantısıyla ilişkilendirir. Araştırmada yalnızca işaretin aynısını aramak, benzer işaretleri de inceleme gereğini karşılamaz. Sadece başvuruda düşündüğünüz sınıflardan bağımsız bir arama yapmak da sınıfların kontrol içindeki rolünü gözden kaçırabilir. Aramanızı yaparken önceki tarihte başvurusu yapılmış markaları da kapsamda tutun; kural, önceki marka bakımından tescilin yanı sıra daha eski tarihli başvuruyu da sayar. Bu araştırma riski azaltmaya yöneliktir; belirtilen olgular, aramanın sonucu hakkında ek bir güvence vermez.
Önceki marka sahibinin başvurunuzun tesciline açıkça muvafakat etmesi, bu bent bakımından dikkate alınan yoldur. Muvafakatin açık olduğunu gösteren noter onaylı belge Kuruma sunulursa başvuru, 5. maddenin (ç) bendi uyarınca reddedilemez. Buradaki koşul yalnızca önceki marka sahibinin muvafakat etmiş olması değildir; açık muvafakati gösteren belgenin noter onaylı olması ve Kuruma sunulması da olgunun parçasıdır. Bu nedenle önceki marka sahibinin onayını öğrenmiş olmayı, belirtilen belge ve sunum adımlarıyla aynı şey gibi değerlendirmeyin. Bu yolu kullanacaksanız sonraki adımınız, açık muvafakati gösteren noter onaylı belgenin hazırlanması ve Kuruma sunulması olmalıdır. Bu sonuç, verilen bilgi kapsamında (ç) bendine ilişkindir; başka bir bent hakkında burada bir sonuç çıkarılamaz.
Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Bu nedenle belgeyi hazırlarken yalnızca muvafakatin varlığına odaklanıp usul ve esasları ayrıca belirlemeyi atlamayın. Verilen bilgi, bu usul ve esasların yönetmelikte düzenlendiğini söyler; belgenin içeriğine veya hazırlanma biçimine ilişkin burada ayrıca bir ayrıntı vermez. Bu yüzden belirtilmemiş belge şartları, alanlar veya sunum adımları varmış gibi hareket etmek yerine hazırlık sürecini marka vekili veya avukatla yürütün. Önceki marka sahibinin açık muvafakati ile noter onaylı belgenin Kuruma sunulması, birlikte ele alınması gereken adımlardır. Belgeyi hazırlama ve sunma sürecinde bu iki noktayı esas alın; belirtilmeyen usul ayrıntılarını kendiniz varsaymayın.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: markanızı kaç satıcının satması normal.
İstisna: kullanımla kazanılan ayırt edicilik
Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrası, başvuru tarihinden önce kullanılmış bir işaret için istisna öngörür. Ancak kullanımın bulunması tek başına yeterli koşul değildir. Kullanımın, başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından ayırt edici nitelik kazandırmış olması gerekir. Bu nedenle başvuruda yer alan mal veya hizmetleri, kullanımın ilişkilendirildiği mal veya hizmetlerle birlikte ele alın. Tipik hata, işaretin herhangi bir biçimde kullanılmış olmasını istisnadan yararlanmak için yeterli saymaktır. Başvuru öncesi kullanımı ve bu kullanımın ilgili mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik kazandırdığı iddiasını ayrı ayrı değerlendirin.
İstisna yalnızca 5. maddenin (b), (c) ve (d) bentlerine göre verilecek ret kararları bakımından geçerlidir. Bu kapsam, 5. maddedeki bütün ret nedenlerini ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla kullanımla ayırt edicilik kazanıldığını göstermek, her ret nedenine karşı sonuç sağlayan genel bir istisna olarak değerlendirilmemelidir. Halkı yanıltan işaretler için bu istisna uygulanmaz. Kamu düzenine aykırı işaretler için de uygulanmaz. Bu iki durum, kullanımla kazanılan ayırt ediciliğin istisna kapsamını genişletmediğini gösterir; incelemede hangi ret nedeninin söz konusu olduğunu ayırın.
| İstisna (SMK m.5) | Hangi bentlere karşı | Şart |
|---|---|---|
| Kullanımla ayırt edicilik (m.5/2) | (b), (c) ve (d) | Başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuru konusu mal veya hizmetler bakımından ayırt edici nitelik kazanmış olmak |
| Muvafakatname (m.5/3) | (ç) | Önceki marka sahibinin açık muvafakatini gösteren noter onaylı belge |
Ayırt ediciliğin kullanımla kazanıldığını göstermek delil ister. Uzun süreli satış kayıtları, bu delillerin parçalarından biri olabilir. Pazaryerindeki ilan geçmişi de delillerin parçası olabilir. Bu kayıtlar, kullanımın varlığına ilişkin değerlendirmede ele alınabilecek materyallerdir; ancak kayıt türlerinin anılması, tek başına yeterli oldukları anlamına gelmez. İnceleme yaparken delilleri, başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından kullanım ve bu kullanım sonucunda ayırt edicilik kazanılması iddiasıyla birlikte düşünün. Tipik hata, satış kaydı veya ilan geçmişi bulunmasını, istisnanın koşullarının kendiliğinden karşılandığı şeklinde yorumlamaktır.
Hangi delilin yeterli olacağına Kurum karar verir. Bu nedenle belirli bir kayıt türünün her başvuruda yeterli olacağını varsaymayın. Elinizdeki delillerin yeterliliği konusunda kesin bir sonuç çıkarmak yerine, bu değerlendirme yetkisinin Kurumda olduğunu dikkate alın. Başvuru stratejisini marka vekili veya avukatla belirleyin. Bu bölüm hukuki mütalaa değildir.
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| İstisnanın dayanağı | Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrası |
| Uygulandığı bentler | (b), (c) ve (d) |
| Temel koşul | Başvuru öncesi kullanımın, başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik kazandırması |
| Delil parçaları | Uzun süreli satış kayıtları ve pazaryerindeki ilan geçmişi |
| Delil yeterliliği | Hangi delilin yeterli olacağına Kurum karar verir |
| Başvuru stratejisi | Marka vekili veya avukatla belirlenir |
Bu sayımı elle yapmak istemiyorsanız beş pazaryerini biz tarayıp raporu ücretsiz gönderiyoruz: ücretsiz ön tarama.
Adım adım kontrol listesi
1. İşareti ve koruma kapsamını netleştirin. Önce tescil ettirmek istediğiniz işareti ve bu işaretin hangi mal veya hizmetlerle ilgili olacağını belirleyin. Marka; sözcük, şekil, renk, harf, sayı, ses veya malların ya da ambalajlarının biçimi gibi farklı türlerde olabilir. İşaretin türünün farklı olması tek başına tescile engel değildir; ayırt edicilik ve sicilde açık, kesin gösterilebilirlik şartlarını birlikte karşılaması gerekir. Sadece işaretin nasıl göründüğüne veya duyulduğuna odaklanmak, ilgili mal ve hizmetler bakımından ayırt edici olup olmadığını gözden kaçırmanıza yol açabilir.
2. İşaretin sicilde açık ve kesin gösterilip gösterilemediğini kontrol edin. Korumanın konusu, sicile bakıldığında açık ve kesin biçimde anlaşılabilmelidir. Başvurmayı düşündüğünüz işaretin hangi unsurunun korunmasını istediğinizi ve bu unsurun sicilde anlaşılır biçimde gösterilip gösterilemediğini değerlendirin. İşaretin birden fazla unsur taşıması, koruma konusunun belirsiz bırakılabileceği anlamına gelmez; gösterimin işareti açıkça ortaya koyması gerekir. İşaretin türünü seçip gösterim şartını incelememek, başvurunun dayandığı koruma konusunun netleşmemesine neden olabilir.
3. Mutlak ret nedenlerini tam metinden inceleyin. Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrası, (a) bendinden (i) bendine kadar tescil edilmeyecek işaretleri sayar. Bu nedenler mutlak ret nedenleridir; başka bir kişinin itirazı olmasa da Kurum başvuruyu bu nedenlerle reddedebilir. Bentlerin kısaltılmış hâliyle yetinmeyin; başvurudan önce maddenin tam metnini Mevzuat Bilgi Sistemindeki kanun metninden okuyun. Yalnızca bazı bentlere bakmak veya özet listeyi tam metin sanmak, değerlendirmeniz gereken ret nedenlerinin bir bölümünü atlamanıza yol açabilir.
4. Ürün veya hizmeti anlatan unsurları ayrı değerlendirin. İşaretin içindeki kelimelerin, başvuruda belirtilen mal veya hizmetlerle ilişkisini inceleyin. Ayırt edici niteliği olmayan işaretler tescil edilmez; ayrıca cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak veya üretim ya da sunum zamanını bildiren adlandırmalar münhasıran ya da esas unsur olarak yer alıyorsa ret riski doğabilir. Pazaryeri satıcıları açısından ürünü anlatan kelimeleri tek başına veya işaretin esas unsuru olarak marka yapmaya çalışmak bu bentlere takılabilir. Bir kelimenin tanımlayıcı olup olmadığı mal ve hizmete göre değiştiğinden, yalnızca kelimenin genel anlamına bakarak karar vermeyin.
5. Herkesçe kullanılan adlandırmaları ayrıca kontrol edin. İşaretteki unsurların ticaret alanında herkes tarafından kullanılıp kullanılmadığını ve belirli bir meslek, sanat ya da ticaret grubuna mensup kişileri ayırt etmeye yarayan adlandırmalar arasında bulunup bulunmadığını inceleyin. Bu tür adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretler tescil edilmez. Bir kelimenin belirli bir ürünle bağlantılı görünmesi, tek başına bu değerlendirmeyi tamamlamaz; başvurulan mal veya hizmetin niteliği önem taşır. Tanımlayıcılık ve kullanım değerlendirmesini marka vekiliyle yapın; bu incelemeyi atlamak, işaretin yalnızca size özgü olduğunu varsaymanıza neden olabilir.
6. Önceki markalarla benzerlik araştırması yapın. Türk Patent ve Marka Kurumunun marka araştırma ekranında aynı ve benzer işaretleri, ilgili mal ve hizmet sınıflarıyla birlikte arayın. Aynı veya aynı türdeki mal ya da hizmetler bakımından daha önce tescil edilmiş veya daha önceki tarihte başvurusu yapılmış aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer bir marka, 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında ret nedeni olabilir. Sadece işaretin birebir aynısını aramak, benzerlik riskini gözden kaçırmanıza yol açabilir. Mal ve hizmet sınıflarını aramaya dâhil etmemek de araştırmanın ilgili kapsamı yakalamasını engelleyebilir.
7. Önceki marka varsa muvafakat seçeneğini ve sınırını inceleyin. Önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belge Kuruma sunulursa, başvuru (ç) bendine göre reddedilemez. Bu imkânı, benzerlik araştırmasında önceki marka tespit edildiğinde değerlendirin; belgenin hazırlanmasını marka vekili veya avukatla yürütün. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlendiğini dikkate alın. Bu imkânı bütün ret nedenlerini ortadan kaldıran bir çözüm gibi görmek yanlıştır; verilen istisna yalnızca (ç) bendi içindir.
8. Kullanımla ayırt edicilik iddiasını ve diğer bentleri ayrı ele alın. Başvurudan önceki kullanım sonucunda, başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından ayırt edici nitelik kazanılmışsa işaret (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. Uzun süreli satış kayıtları ve pazaryerindeki ilan geçmişi, bu kazanımı göstermeye yönelik delillerin parçası olabilir; hangi delilin yeterli olacağına Kurum karar verir. İstisna yalnızca bu üç bentle sınırlıdır; halkı yanıltan veya kamu düzenine aykırı işaretler için geçerli değildir. Kullanım delilini ret nedenlerinin tümüne karşı yeterli saymayın; başvuru stratejisini marka vekili veya avukatla belirleyin. Bu değerlendirme hukuki mütalaa yerine geçmez.
Sık sorulan sorular
Hangi işaretler marka olarak tescil edilemez?
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. maddesine göre ayırt edici niteliği bulunmayan işaretler marka olarak tescil edilmez. Malın cinsini, kalitesini veya coğrafi kaynağını anlatan ve ticarette herkes tarafından kullanılan işaretler de bu kapsamdadır. Halkı yanıltan ya da kamu düzenine aykırı olan işaretler ile önceki bir markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler de tescil edilmez.
Hangi işaretler marka olarak tescil edilebilir?
Kanunun 4. maddesi kapsamında sözcükler, kişi adları, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malın veya ambalajının biçimi marka olabilir. Tescil edilebilirlik için işaretin ayırt edici olması gerekir. Ayrıca işaretin sicilde açık ve kesin biçimde gösterilebilmesi şarttır. Bunlar, Kanunda marka olabilecek işaret türleri arasında sayılmıştır.
Ürünü anlatan bir kelime marka olabilir mi?
Malın cinsini, kalitesini, amacını veya başka bir özelliğini münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler tescil edilmez. Bu kural, işaretin malı anlatan içeriğine ilişkindir. Ancak başvurudan önce kullanımla ayırt edicilik kazanmış bir işaret, bu nedenle reddedilemez. Ayırt edicilik kazanma zamanı başvurudan önce olmalıdır.
Benzer bir marka varsa başvuru reddedilir mi?
Önceki markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir işaret, aynı ya da aynı türdeki mal veya hizmetler için tescil edilmez. Ancak önceki marka sahibinin noter onaylı muvafakatnamesi sunulursa bu nedenle ret yapılamaz. Bu, önceki markaya dayalı ret yönünden geçerlidir; belirtilen mal veya hizmetlerle sınırlıdır.
Mutlak ret nedeni ile nispi ret nedeni arasındaki fark nedir?
Mutlak ret nedenleri Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. maddesinde sayılır ve işaretin kendisiyle ilgilidir. Nispi ret nedenleri ise 6. maddede düzenlenir; önceki hak sahiplerini korur. Bu nedenler genellikle markanın yayına itiraz yoluyla gündeme gelir. Ayrım, ret gerekçesinin işaretin niteliğine mi yoksa önceki hak sahiplerine mi dayandığını gösterir.
Kaynaklar
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — tam metin (PDF) — m.4 marka olabilecek işaretler; m.5 marka tescilinde mutlak ret nedenleri
- Türk Patent ve Marka Kurumu — Marka Araştırma — Önceki aynı veya benzer markaların kontrolü (m.5/1-ç)
İlgili rehberler
Kullanılmayan Marka İptal Edilir mi? Beş Yıl Kuralı ve İptal Talebi (SMK 9. ve 26. Madde)
Tescilden sonra beş yıl ciddi biçimde kullanılmayan marka talep üzerine iptal edilir. Kullanım sayılan hâller, üç ay kuralı, kısmi iptal ve kararın etkisi.
28 Eylül 2026 · 14 dkMarka Lisans Sözleşmesi: İnhisari ve İnhisari Olmayan Lisans, Kalite Denetimi (SMK 24. Madde)
Marka hakkı tescil kapsamının tamamı veya bir kısmı için lisansa konu olabilir. İnhisari ve inhisari olmayan lisans, alt lisans yasağı, kalite denetimi ve sicil kaydı.
27 Eylül 2026 · 14 dkMarka Devri Nasıl Yapılır? Noter Onayı, Sicil Kaydı ve Kısmi Devir (SMK 148. Madde)
Marka devri yazılı yapılır ve devir sözleşmesi noter onayıyla geçerli olur. Sicile kaydedilmeyen devrin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonucu ve kısmi devir.