Marka Yayına İtiraz: İki Aylık Süre, Gerekçe ve Kullanım İspatı (SMK 18. Madde)
Muhammet Çay · 26 Eylül 2026 · 14 dakika okuma
Kısa cevap: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 18. maddesine göre Bültende yayımlanan bir marka başvurusunun tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itiraz, başvurunun yayımından itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılır. Gerekçe bu süre içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır; itiraz ücretinin de aynı süre içinde ödenmesi ve ödeme bilgisinin Kuruma sunulması zorunludur. Kurumun itiraz üzerine verdiği karara karşı ise kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde ayrıca itiraz edilebilir.
Yayına itiraz nedir, kim yapabilir?
Türk Patent ve Marka Kurumu, marka başvurusunu inceledikten sonra Bültende yayımlar; bu nedenle yayım, başvurunun incelenmesini izleyen aşamadır. Bu sırayı doğru kurmanız, itiraz konusunu başvurunun Kurum tarafından incelenmesinden ayrı değerlendirmeye başlamanızı sağlar. Bültende yayımın işlevi, başvuruya karşı üçüncü kişilere itiraz imkânı tanımaktır. Dolayısıyla yayımı, yalnızca başvurunun Kurum tarafından incelendiğini bildiren bir aşama gibi görmeyin. Başvuru Bültende yayımlandığında, üçüncü kişilerin o başvuruya karşı çıkabileceği aşama başlamış olur; ilk olarak bu aşamanın ne anlama geldiğini belirleyin.
Kanunun 18. maddesine göre itiraz, Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun 5 inci veya 6 ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkindir. Bu çerçeve, itirazın yayımlanan başvuruya yöneldiğini ve belirtilen maddelerden birine dayanması gerektiğini gösterir. Başvuruya karşı çıkmayı düşünüyorsanız, önce itirazınızın bu maddelerle nasıl bağlantılı olduğunu belirleyin. İtirazı, başvuru hakkındaki genel bir memnuniyetsizliği ifade etmekle aynı şey saymayın; kanundaki tanım, tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazı esas alır. Bu nedenle sonraki adımınız, itirazın hangi maddeye göre kurulacağını netleştirmek olmalıdır.
- madde mutlak ret nedenlerini, 6. madde ise önceki hak sahiplerini koruyan nispi ret nedenlerini düzenler. Bu iki maddeyi aynı dayanak gibi ele almak yerine, itirazın hangisiyle ilgili olduğunu birbirinden ayırın. İtiraz, işaretin kendisine dayanabileceği gibi sizin önceki hakkınıza da dayanabilir. Bu nedenle yalnızca işaretin kendisine ilişkin dayanağı düşünmekle yetinmeyin; itirazın önceki hakkınızla ilgili olup olmadığını da belirleyin. Öte yandan, her yayına itirazın mutlaka önceki bir hak sahibinin iddiasına dayanması gerektiğini varsaymayın; verilen çerçevede işaretin kendisi de dayanak olabilir.
Kanun itiraz edecek kişiyi ilgili kişiler olarak tanımlar; ancak bu ifade, somut başvuruda kimin bu kapsamda sayılacağını tek başına açıklamaz. Bu nedenle yalnızca marka sahibi olmanızı veya başvuruyu fark etmiş olmanızı yeterli kabul ederek kapsam içinde olduğunuz sonucuna varmayın. İtiraz hazırlığına geçerken kendi durumunuzun ilgili kişi sayılmaya uygun olup olmadığını marka vekili veya avukatla değerlendirin. Bu değerlendirme, başvuruya itiraz edebilme konusunu somut durumunuz bakımından ele almanızı sağlar. Böylece itirazın dayanağını belirleme konusunu, itirazı kimin yapabileceği sorusundan ayrı tutabilirsiniz.
Yayına itiraz, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yürüyen idari bir yoldur; pazaryerine yapılan ihlal bildirimiyle aynı işlem değildir. Mahkemede açılan davadan da ayrılır; bu yolları tek bir başvuru veya işlem gibi değerlendirmeyin. Marka başvurusunun Bültende yayımlanmış olması ve itirazın Kurum nezdinde yürütülmesi, burada söz konusu olan yolun çerçevesini belirler. Bu nedenle pazaryerine bildirim yapmayı yayına itirazla, mahkemede dava açmayı da Kurum nezdindeki idari yolla eş tutmayın. Önünüzdeki konunun yayımlanmış bir marka başvurusuna itiraz olup olmadığını belirleyin; bu bölümde anlatılan yol, o başvuruya Kurum nezdinde karşı çıkmaktır.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: Türk Patent'te benzer marka nasıl aranır.
İki aylık süre ve şekil şartları
| Konu | Süre veya işlem |
|---|---|
| İtiraz süresi | Marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay |
| İtirazın şekli | Kuruma yazılı ve gerekçeli başvuru |
| İtiraz gerekçeleri | İki aylık süre içinde sunulmalı |
| Ücret | İtiraz süresi içinde ödenmeli; ödeme bilgisi aynı süre içinde Kuruma sunulmalı |
| Başvuruları izleme | Bülten ve Türk Patent ve Marka Kurumunun marka araştırma ekranı |
| Ücret tutarı | Kurumun ücret tarifesinden kontrol edilmeli |
Kanunun 18. maddesine göre itiraz süresi, marka başvurusunun yayımından itibaren iki aydır. Süreyi hesaplarken başlangıç noktası başvurunun yayımıdır. Başvuruyu gördüğünüz tarihe göre değil, yayımına göre hareket edin. İtiraz hazırlığınızı bu iki aylık süre içinde tamamlayın.
| Şart (SMK m.18) | Ne istenir | Karşılanmazsa |
|---|---|---|
| Süre | Başvurunun yayımından itibaren iki ay içinde | İtiraz süresinde yapılmamış olur |
| Şekil | Yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma | Gerekçe süresinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır |
| Ücret | İtiraz süresi içinde ödenir, ödeme bilgisi aynı süre içinde Kuruma sunulur | İtiraz incelenmez |
İtiraz Kuruma yazılı ve gerekçeli olarak yapılır. İtiraz metninin yazılı olması tek başına yeterli değildir; gerekçeler de başvuruda yer almalıdır. Gerekçelerin iki aylık süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. Bu nedenle hazırlık sırasında yalnızca itiraz yazısını değil, gerekçe sunumunu da süre planınıza alın.
İtirazın incelenmesi için ücretin itiraz süresi içinde ödenmesi zorunludur. Ücretin ödenmesiyle işlem tamamlanmış olmaz; ödendiğine ilişkin bilgi de aynı süre içinde Kuruma sunulmalıdır. Ödeme adımını ve ödeme bilgisinin sunulmasını ayrı ayrı takip edin. Ücretin yalnızca süresi içinde ödenmesinin yeterli olduğunu düşünmeyin.
Süreyi kaçırmamanın tek yolu Bülteni düzenli izlemektir. Kendi markanıza benzer başvuruları Türk Patent ve Marka Kurumunun marka araştırma ekranından takip edin. Takibi düzenli yürütmek, yayımı fark etmeniz için kullanabileceğiniz yöntemdir. İtiraz süresini kaçırmamak için bu iki izleme kaynağını iş akışınıza alın.
Ücretin güncel tutarı Kurumun ücret tarifesinde yayımlanır. Başvurudan önce tarifeyi Kurumun resmî sayfasından kontrol edin. Ücret tutarını önceden bildiğinizi varsayarak hareket etmeyin. Başvuru hazırlığında güncel tarife bilgisini kontrol adımı olarak tamamlayın.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: marka korumasının ilk 90 günü.
Kurum itirazı nasıl inceler?
Kanunun 19. maddesine göre Kurum, başvuru sahibinden itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmesini ister. Bu nedenle inceleme, yalnızca itiraz sahibinin sunduğu bilgi ve belgeler üzerinden yürüyen bir süreç olarak anlatılamaz; başvuru sahibinin görüşleri de Kuruma sunulabilir. Kurum gerekli görürse taraflardan ek bilgi ve belge de isteyebilir. Başvuru sahibiyseniz, görüş bildirmeniz istendiğinde bu görüşleri süresi içinde Kuruma sunmanız gerekir. Ek bilgi veya belge talebi gelirse, istenen bilgi ve belgeleri de yine süresi içinde iletmeniz gerekir. Burada sık karıştırılan nokta, başvuru sahibinin görüş bildirmesinin gereksiz olduğu ya da Kurumun yalnızca itiraz sahibinden bilgi istediğidir; verilen kurala göre Kurum başvuru sahibinden görüş ister ve taraflardan ek bilgi ve belge talep edebilir.
Görüşler veya istenen ek bilgi ve belgeler süresi içinde Kuruma sunulmazsa itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir. Bu kural, süresinde sunulmayan bir yanıtın yerine yeni bilgi veya belge varmış gibi inceleme yapılacağını söylemez. Kurum değerlendirmesini o aşamada mevcut olan bilgi ve belgeler üzerinden yürütür. Bu durumda sonraki adım, değerlendirmeye girebilecek mevcut kayıtları esas almak ve süresinde sunulmamış olanları kararın dayanağı kabul etmemektir. Başvuru sahibi açısından süre içinde yanıt sunmak, görüş ve istenen belgelerin incelemede yer alabilmesi bakımından önem taşır. Sık yapılan yanlış, yanıt sunulmamasının itirazı kendiliğinden kabul ettirdiğini veya kendiliğinden reddettirdiğini varsaymaktır; kural böyle bir otomatik sonuç değil, mevcut bilgi ve belgelerle değerlendirme öngörür.
İnceleme sonunda Kurum, markanın başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varabilir. Bu sonuca varılırsa başvuru, tescil edilemeyeceği belirlenen mal veya hizmetler bakımından reddedilir. Sonuç, başvurunun mutlaka bütün kapsamı için ret kararı verilmesi gerektiği anlamına gelmez; ret, mal veya hizmetlerin bir bölümüyle sınırlı kalabilir. Kurum tescil edilemeyeceği sonucuna varmazsa itirazın reddine karar verilir. Bu nedenle başvuru sahibi olarak kararın hangi mal veya hizmetlere ilişkin olduğunu, ret sonucuyla itirazın reddi sonucunu birbirinden ayırmanız gerekir. Sık görülen yanlış, itirazın incelenmesinin her durumda başvurunun tamamının reddedilmesiyle sonuçlanacağını düşünmektir; verilen kural, sonucun başvuru kapsamının bir kısmı veya tamamı bakımından değişebileceğini belirtir.
Ret kısmi olabilir; başvuru, itirazın haklı bulunduğu mal ve hizmetler kapsamdan çıkarıldıktan sonra geri kalan mal ve hizmetler için tescile devam edebilir. Bu, itirazın haklı bulunmasının başvurudaki bütün mal ve hizmetler yönünden ret anlamına gelmeyebileceğini gösterir. Başvuru sahibi açısından kararın kapsamını okurken ret kararı verilen mal ve hizmetlerle tescile devam eden mal ve hizmetleri ayrı değerlendirmek gerekir. Sonraki adım, başvurunun hangi mal veya hizmetler bakımından reddedildiğini ve hangileri için devam ettiğini karardaki kapsam üzerinden belirlemektir. Buradaki tipik yanlış, kısmi ret kararını başvurunun tamamının reddedilmesiyle aynı saymaktır. Oysa kısmi ret durumunda itirazın haklı bulunduğu mal ve hizmetler çıkarılır; geri kalan kapsam için tescil süreci devam edebilir.
Kurum gerekli görürse tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Bu nedenle uzlaşma, her incelemede mutlaka gündeme gelecek bir aşama olarak değil, Kurumun gerekli gördüğü durumda teşvik edebileceği bir husus olarak anlaşılmalıdır. Kurum böyle bir teşvikte bulunursa bu, tek başına itirazın esası hakkında verilmiş bir sonuç anlamına gelmez; incelemenin sonucu ayrıca belirtilen esaslara göre belirlenir. Uzlaşma ile ilgili hususlarda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır. Taraflar bakımından sonraki adım, Kurumun uzlaşmaya teşvik edip etmediğini ve uzlaşma konusunda hangi hususların gündeme geldiğini birbirinden ayırmaktır. Sık yapılan yanlış, uzlaşmaya teşvik edilmesini itirazın kabul edildiği veya reddedildiği şeklinde yorumlamaktır; verilen kurala göre teşvik, Kurumun gerekli gördüğü durumda söz konusu olabilir.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: pazaryerinde reddedilen marka belgesi.
Beş yıllık kullanım ispatı talebi
Kanunun 19. maddesinin ikinci fıkrası, 6. maddenin birinci fıkrasına dayanan itirazlarda özel bir kural getirir. Bu nedenle önce itirazın hangi hükme dayandığını belirleyin; kuralı bütün itirazlara yaymayın. İtiraz bu fıkraya dayanıyorsa, aşağıdaki kullanım ispatı şartlarının gündeme gelebileceğini dikkate alın. Buradaki ayrım, kullanım ispatı talebinin hangi itirazlar bakımından söz konusu olabileceğini anlamanızı sağlar. Dayanak hüküm bu kapsamda değilse, bu özel kuralı o itiraz için uygulanacak genel bir şart gibi ele almayın.
| Koşul veya durum | Uygulamadaki karşılığı |
|---|---|
| Dayanak marka, başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescillidir. | Başvuru sahibi kullanım ispatı isteyebilir. |
| Kullanım ispatı istenir. | İtiraz sahibi ciddi kullanımı veya kullanmamaya dair haklı sebepleri delillendirir. |
| Kullanım ispatlanamaz. | İtiraz reddedilir. |
| Kullanım bazı mal veya hizmetler için ispatlanır. | İtiraz bu mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. |
| Belge seçimi yapılır. | Pazaryeri satış kayıtları, faturalar ve kataloglar kullanılabilecek türde belgelerdir; yeterlilik için marka vekili veya avukatınızla birlikte seçim yapın. |
| Durum (SMK m.19/2) | Sonuç |
|---|---|
| İtiraza dayanak marka, itiraz edilen başvurunun tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli ve başvuru sahibi kullanım ispatı istedi | İtiraz sahibi son beş yılda ciddi kullanımı ya da kullanmamanın haklı sebebini ispatlamalı |
| Kullanım ya da haklı sebep ispatlanamadı | İtiraz reddedilir |
| Kullanım yalnız bazı mal veya hizmetler için ispatlandı | İtiraz yalnız bu mal veya hizmetler esas alınarak incelenir |
Kullanım ispatı talebi, itiraza dayanak markanın tescil süresiyle başvurunun başvuru veya rüçhan tarihi arasındaki ilişkiye bağlıdır. Marka, bu tarihte Türkiye’de en az beş yıldır tescilliyse başvuru sahibi kullanım ispatı isteyebilir. Bu nedenle kontrolünüzü yalnızca markanın bugün tescilli olup olmadığına göre yapmayın; belirtilen tarihteki tescil süresini esas alın. Beş yıllık süreyi başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden bağımsız değerlendirmek, kuralın aradığı koşulu gözden kaçırmanıza yol açar. Bu koşul oluştuğunda sonraki adımınız, kullanım ispatı talebinin gündeme gelip gelmediğini belirlemektir.
Kullanım ispatı istendiğinde itiraz sahibinin delillendirmesi gereken konu, başvuru tarihinden önceki beş yıllık süre içinde markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmış olmasıdır. İtiraz sahibi bunun yerine, markayı kullanmamaya dair haklı sebepleri bulunduğunu da delillendirebilir. Dolayısıyla markanın tescilli olduğunu göstermek, bu iki husustan birinin ispatı yerine geçmez. İtiraz sahibi olarak delillerinizi bu dönem ve bu iki olasılık çerçevesinde ele alın. Yanlış yaklaşım, tescil kaydını tek başına kullanımın veya kullanmama sebebinin kanıtı saymaktır. İspat yapılamazsa itiraz reddedilir; bu sonucu, kullanım ispatının yalnızca biçimsel bir talep olduğu varsayımıyla göz ardı etmeyin.
Kullanım bazı mal veya hizmetler için ispatlanmış, diğerleri için ispatlanmamış olabilir. Bu durumda itiraz, ispatlanan kullanımın kapsadığı mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. İtiraz sahibi olarak sunduğunuz delillerin hangi mal veya hizmetlerle ilişkili olduğunu ayırmanız, incelemenin kapsamını doğru kurmanıza yardımcı olur. Bütün mal veya hizmetler için kullanımın kendiliğinden ispatlandığını varsaymayın. Deliller yalnız bazılarını kapsıyorsa, itirazın tüm mal veya hizmetler yönünden aynı kapsamda inceleneceğini düşünmek hatalı olur. Sonraki adımınız, her delilin hangi mal veya hizmete ilişkin olduğunu belirginleştirmektir.
Pazaryeri satış kayıtları, faturalar ve kataloglar kullanım ispatında kullanılabilecek belge türleridir. Bu belgeleri, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığını veya kullanmamaya dair haklı sebeplerin bulunduğunu delillendirme ihtiyacıyla bağlantılı olarak değerlendirin. Bir belge türünün sayılmış olması, o belgenin her durumda yeterli olacağı anlamına gelmez. Bu nedenle belge seçimini, itirazda dayanak yapılan mal veya hizmetleri ve ispatlanacak hususu dikkate alarak marka vekiliniz veya avukatınızla birlikte yapın. Her belgeyi bütün mal veya hizmetler için aynı sonucu sağlayacakmış gibi ele almayın. Yeterli olacak belge konusunda tek başınıza kesin bir sonuç çıkarmak yerine, seçimi uzmanınızla netleştirin.
Bu konunun ayrıntısı ayrı bir rehberde: benzer işarette delil nasıl toplanır.
Karara itiraz: ikinci iki aylık süre
Kanunun 20. maddesine göre Kurum tarafından alınan kararlardan zarar gören taraflar, bu kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir. Bu imkân, Kurumun kararına yöneliktir; kararın kendisinden zarar gören taraf olma koşuluyla birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle sonraki adım, itiraz konusu kararın ve karardan zarar gören tarafın belirlenmesidir. Sık yapılan karışıklıklardan biri, yayına itiraz ile karara itirazı aynı işlem saymaktır; oysa bunlar ayrı iki süredir ve ayrı başlangıç tarihleri vardır.
Karara itiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Kuruma yapılmalıdır. Süreyi başlatan tarih, kararın bildirildiği tarihtir; yayına itirazın başlangıç tarihi bu süre için esas alınmaz. İtirazın yazılı olması ve gerekçeleri içermesi gerekir; yalnızca itiraz etme niyetini bildirmek, belirtilen yazılı ve gerekçeli başvuru şartını karşılamaz. Gerekçelerin de iki aylık süre içinde sunulması zorunludur. Gerekçeler bu süre içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır; bu nedenle bildirim tarihini kaydedip itirazın yazılı ve gerekçeli biçimde bu süre içinde Kuruma yapılmasını planlayın.
Bu itirazda ücretin itiraz süresi içinde ödenmesi zorunludur. Ödeme bilgisinin de aynı süre içinde Kuruma sunulması gerekir; ödeme ve bu bilginin sunulması, süre bakımından birbirinden ayrılabilecek işlemler değildir. Pratikte, yalnızca dilekçenin süresinde hazırlanıp Kuruma gönderilmesine odaklanmak, ücretin ve ödeme bilgisinin aynı süre içinde yerine getirilmesi gerektiğini gözden kaçırabilir. Bu nedenle itiraz süresini izlerken dilekçeyle birlikte ücretin ödenmesini ve ödeme bilgisinin Kuruma sunulmasını da takip edin. Ücretin veya ödeme bilgisinin sürenin dışına bırakılabileceğini varsaymayın; her iki koşul da aynı itiraz süresi içinde karşılanmalıdır.
İtiraz süresi geçtikten sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler eklenemez. Bu sınır, gerekçelerin yalnızca daha sonra tamamlanabileceği veya yeniden düzenlenebileceği düşüncesiyle hareket edilmemesi gerektiği anlamına gelir. Gerekçeler süre içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılması ile süre geçtikten sonra gerekçelerin değiştirilememesi, gerekçelerin ilk dilekçeye konulmasını önemli kılar. Dolayısıyla ilk dilekçeyi hazırlarken itiraza dayanak gösterilecek bütün gerekçeleri belirleyip dilekçeye dahil edin. Sonradan yeni gerekçe ekleme imkânı bulunduğunu varsaymayın; bütün gerekçeleri ilk dilekçede sunun.
Yayına itiraz ve karara itiraz, başlangıç tarihleri farklı olan iki ayrı süredir. Yayına itiraz yayımdan, karara itiraz ise kararın bildiriminden itibaren başlar. Bu nedenle yayım tarihini karara itirazın başlangıcı, kararın bildirim tarihini de yayına itirazın başlangıcı gibi değerlendirmeyin. İki tarihi ayrı ayrı kaydetmek, hangi sürenin hangi olaydan başladığını takip etmenizi sağlar. Sürecin her adımında marka vekili veya avukatla çalışın; iki ayrı sürenin başlangıcını birbirine karıştırmayın.
Bu sayımı elle yapmak istemiyorsanız beş pazaryerini biz tarayıp raporu ücretsiz gönderiyoruz: ücretsiz ön tarama.
Adım adım kontrol listesi
1. Bülteni düzenli izleyin. Türk Patent ve Marka Kurumu bir marka başvurusunu inceledikten sonra Bültende yayımlar; yayım, üçüncü kişilere başvuruya karşı çıkma imkânı tanır. Süreyi kaçırmamanın tek yolu Bülteni düzenli takip etmektir. Kendi markanıza benzer başvuruları Kurumun marka araştırma ekranından izleyin ve tespit ettiğiniz başvuruların yayım tarihlerini ayrı ayrı kaydedin. Takip yapılmazsa itiraz edilebilecek bir başvuru gözden kaçabilir ve yayından başlayan süre işler.
2. İtirazın dayanağını ve başvuruya karşı çıkma ehliyetinizi belirleyin. Kanunun 18. maddesi, yayımlanmış başvurunun 5 inci veya 6 ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiği yönündeki itirazların ilgili kişilerce yapılmasını öngörür. 5 inci madde işaretin kendisine ilişkin mutlak ret nedenlerini, 6 ncı madde ise önceki hak sahiplerini koruyan nispi ret nedenlerini düzenler. Bu nedenle itirazın hangi temele dayanabileceğini ve somut olayda ilgili kişi sayılıp sayılmadığınızı marka vekili veya avukatla değerlendirin. İlgili kişi olma koşulunu incelemeden dilekçe hazırlamak, itirazın dayanağını ve başvuruya karşı çıkma durumunuzu belirsiz bırakabilir.
3. Yayına itirazı diğer yollarla karıştırmayın. Yayına itiraz, Kurum nezdinde yürüyen idari bir yoldur; pazaryerine yapılan ihlal bildiriminden ve mahkemede açılan davadan ayrıdır. İnceleyeceğiniz konu, Bültende yayımlanmış marka başvurusunun tescil edilmemesi gerekip gerekmediğidir. Pazaryerindeki bir bildirim veya mahkemeye ilişkin bir işlem, yayına itirazın yerine geçmez. Bu ayrımı baştan kurun; aksi hâlde başvurunun yayımlandığı aşamada Kuruma sunulması gereken itirazı başka bir sürece yöneltebilirsiniz.
4. İki aylık süre içinde gerekçeli itirazınızı hazırlayıp sunun. Kanunun 18. maddesine göre süre, marka başvurusunun yayımından itibaren iki aydır; bitiş tarihini yayım tarihini esas alarak kaydedin. İtiraz yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılmalıdır. İtiraz gerekçelerini de aynı iki aylık süre içinde sunun; gerekçeler bu süre içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır. Dilekçede ileri sürülecek dayanakları ve bunları destekleyen belgeleri hazırlamak için süreyi baştan planlayın; son aşamaya bırakmak gerekçelerin veya belgelerin zamanında sunulamaması riskini artırır.
5. Ücret ödemesini ve ödeme bilgisini süre içinde tamamlayın. İtirazın incelenmesi için ücretin itiraz süresi içinde ödenmesi zorunludur; ücretin ödendiğine ilişkin bilginin de aynı süre içinde Kuruma sunulması gerekir. Ücretin güncel tutarını başvurudan önce Kurumun ücret tarifesinden kontrol edin. Ödemeyi yapmak tek başına yeterli değildir; ödeme bilgisinin Kuruma süresi içinde sunulmasını da işlem planınıza ekleyin. Ücret veya ödeme bilgisi süresinde tamamlanmazsa itirazın incelenmesi için gerekli koşullardan biri karşılanmamış olur.
6. Kullanım ispatı ihtimaline göre belge hazırlayın. İtirazınız 6 ncı maddenin birinci fıkrasına dayanıyorsa, dayanak markanın itiraz edilen başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olup olmadığını kontrol edin. Bu koşul varsa başvuru sahibi sizden kullanım ispatı isteyebilir. Böyle bir durumda, başvuru tarihinden önceki beş yıllık süre içinde markayı Türkiye’de ciddi biçimde kullandığınızı ya da kullanmamaya dair haklı sebepleriniz olduğunu delillendirmeniz gerekir; ispatlayamazsanız itiraz reddedilir. Pazaryeri satış kayıtları, faturalar ve kataloglar kullanılabilecek belge türlerindendir; hangi belgelerin sunulacağını marka vekili veya avukatınızla seçin. Kullanım yalnız bazı mal veya hizmetler için ispatlanırsa inceleme de yalnız o mal veya hizmetler esas alınarak yapılır.
7. Kurumun yazılarını ve olası kısmi sonucu takip edin. Kanunun 19. maddesine göre Kurum, başvuru sahibinden itiraza ilişkin görüşünü süresi içinde bildirmesini ister; gerekli görürse taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını da isteyebilir. Kurumdan gelen bildirimlerde istenen görüş, bilgi veya belgelerin hangi süre içinde sunulacağını takip edin. Bunlar süresinde sunulmazsa itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir. İnceleme sonucunda başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescilin uygun olmadığına karar verilebilir; kısmi ret hâlinde başvuru, itirazın haklı bulunduğu mal ve hizmetler bakımından reddedilir ve geri kalan için tescil sürebilir. Kurum gerekli görürse tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir; bu konuda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır.
8. Karar bildirimini ayrı süre olarak kaydedin. Kurumun kararından zarar gören taraflar, Kanunun 20. maddesine göre karara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir. Bu itirazın süresi yayım tarihinden değil, kararın bildirim tarihinden itibaren başlar ve iki aydır; tarihi, yayına itiraz için kaydettiğiniz tarihten ayrı tutun. Karara itiraz yazılı ve gerekçeli olmalı, ücret süre içinde ödenmeli ve ödeme bilgisi de aynı süre içinde Kuruma sunulmalıdır. Bütün gerekçeleri bu sürede sunun; süre geçtikten sonra gerekçeler değiştirilemez ve yeni gerekçe eklenemez, gerekçeler zamanında sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır. İki ayrı sürenin başlangıcını ve süreç adımlarını marka vekili veya avukatla takip edin.
Sık sorulan sorular
Marka yayına itiraz süresi ne kadar?
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 18. maddesine göre, Bültende yayımlanan bir marka başvurusuna itiraz süresi yayım tarihinden itibaren iki aydır. İtirazınızın gerekçelerini ve ücret ödeme bilgilerini de bu süre içinde Kuruma sunmanız gerekir. Süre hesabında başlangıç noktası, başvurunun Bültende yayımlandığı tarihtir; gerekçeler ve ödeme bilgisi için ayrıca bir süre belirtilmemiştir.
Marka itirazı nasıl yapılır?
Marka itirazı, Türk Patent ve Marka Kurumuna yazılı ve gerekçeli olarak yapılır. İtiraz gerekçelerinizi iki aylık süre içinde sunmanız gerekir; bu süre içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır. İtiraz ücretinin de aynı iki aylık süre içinde ödenmesi zorunludur. Böylece yazılı başvuru, gerekçelerin sunulması ve ücret ödemesi süre içinde tamamlanmalıdır.
Kurum itirazı reddederse ne olur?
Kurum itirazınızı reddederse, karardan zarar gören taraf Kurum nezdinde karara itiraz edebilir. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 20. maddesine göre bu itiraz, Kurum kararının bildiriminden itibaren iki ay içinde yapılmalıdır. Bu süreden sonra itiraz gerekçelerini değiştiremez ve yeni bir gerekçe ekleyemezsiniz. Süre, kararın bildiriminden itibaren başlar.
Karşı taraf kullanım ispatı isteyebilir mi?
Evet. İtirazınız, başvuru tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olan bir markaya dayanıyorsa, başvuru sahibi markanızı son beş yılda ciddi biçimde kullandığınızı ispatlamanızı isteyebilir. Bu kullanımı ispatlayamazsanız itirazınız reddedilir. Kullanım ispatı talebi, burada belirtilen tescil süresi ve başvurunun dayandığı marka koşuluna bağlıdır.
Yayına itiraz pazaryeri şikâyetinin yerine geçer mi?
Hayır. Yayına itiraz, marka başvurusunun tescil edilip edilmeyeceği hakkında Kurum nezdinde yürütülen idari bir yoldur. Pazaryerindeki bir ilana karşı yapılan ihlal bildirimi ve mahkemede açılan dava ise ayrı yollardır. Bu nedenle yayına itiraz, pazaryeri şikâyetinin veya mahkemedeki davanın yerine geçmez; her yol farklı bir konuya ilişkindir.
Kaynaklar
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — tam metin (PDF) — m.5 mutlak ret nedenleri, m.6 nispi ret nedenleri, m.18 yayıma itiraz, m.19 yayıma itirazın incelenmesi, m.20 karara itiraz
- Türk Patent ve Marka Kurumu — Marka Araştırma — Yayımlanan başvuruların ve benzer markaların takibi
İlgili rehberler
Marka Olarak Tescil Edilemeyen İşaretler: SMK 5. Madde Mutlak Ret Nedenleri
Ayırt edici olmayan, malın cinsini veya kalitesini anlatan, halkı yanıltan işaretler marka olarak tescil edilmez. SMK 5. maddedeki ret nedenleri ve istisnalar.
11 Ekim 2026 · 14 dkKullanılmayan Marka İptal Edilir mi? Beş Yıl Kuralı ve İptal Talebi (SMK 9. ve 26. Madde)
Tescilden sonra beş yıl ciddi biçimde kullanılmayan marka talep üzerine iptal edilir. Kullanım sayılan hâller, üç ay kuralı, kısmi iptal ve kararın etkisi.
28 Eylül 2026 · 14 dkMarka Lisans Sözleşmesi: İnhisari ve İnhisari Olmayan Lisans, Kalite Denetimi (SMK 24. Madde)
Marka hakkı tescil kapsamının tamamı veya bir kısmı için lisansa konu olabilir. İnhisari ve inhisari olmayan lisans, alt lisans yasağı, kalite denetimi ve sicil kaydı.